Arzu Kunt, Hayat mottom seçicilik…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“İlişkilerimde hep belirli bir mesafe bırakmayı tercih ederim. Zamanımı bana güven, huzur ve pozitif enerji veren kişilerle geçirmeyi seviyorum. “miş gibi” yapan insanlardan uzak duruyorum. Benim hayat mottom; seçicilik…”

 

Arzu Kunt, cemiyet hayatının en başarılı kadınlarından biri. Öyle ki profesör unvanını layıkıyla taşıyan bir eğitimci kendisi… Hayata karşı duruşu güçlü, insani ilişkilerinde hissettirdiği enerji ise muhteşem… Onun için elbette söylenecek çok şey var ancak biz sözü daha fazla uzatmadan Arzu Hanım’a bırakıyoruz…

 

-Başarılı bir eğitimci, cemiyet davetlerine renk katan asil ve zarif bir kadın… Arzu Hanım sizi tanıyabilir miyiz?

 

Ankaralı bir ailenin kızıyım. Eğitimime Fransa’nın Strasbourg kentinde başladım, ardından Ankara Fransız Büyükelçiliği okulu Lycée Charles de Gaulle’de liseyi bitirdim. Üniversite eğitimimi Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde yaptım.

 

Yine aynı bölümde asistanlık yılları… Yüksek lisans, doktora… 2003 yılında İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’na geçtim. Uzun soluklu akademik kariyer… Yardımcı Doçentlik, Doçentlik ve 2013 yılında Profesör oldum. Halen İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında Prof.Dr. olarak öğretim üyeliği görevimi sürdürüyorum. Bir yıla yakın süredir Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmekteyim.

 

-Nasıl bir kişiliğe sahipsiniz? Kendinize ve hayatınıza dair bir değerlendirme yapar mısınız?

 

Seçici, sırdaş, duygusal… Benim özel alanıma ancak çok yakın dostlarım girebilir… İlişkilerimde hep belirli bir mesafe bırakmayı tercih ederim. Zamanımı bana güven, huzur ve pozitif enerji veren kişilerle geçirmeyi seviyorum. “miş gibi” yapan insanlardan uzak duruyorum. Hayat mottom ise seçicilik…

 

-Peki, kendinizi nasıl bir eğitimci olarak tanımlıyorsunuz?

 

Öğrencilerim benim varlık sebebim… Onlar olmasaydı aldığım unvanlar anlamsız kalırdı…

 

-Fransız eğitim ve kültürüne katkılarınızdan dolayı geçtiğimiz ay özel bir davetle ‘Chevalier dans I’Ordre des Palmes Académiques’ nişanı adınız. Bu konuya dair duygularınızı okuyucularımızla paylaşır mısınız?

 

Fransa’ya, Fransız dili ve kültürüne aşık bir babanın kızıyım ben. Rahmetli babamın o özel gecede olmasını tabii çok isterdim.

 

Fransız Devletinin eğitim, öğretim ve kültür alanında çalışan bilimcilere verdiği Palmes Académiques Şövalye nişanına layık görüldüğümü öğrendiğimde muhteşem bir duygu yoğunluğu yaşadım. Bu nişan 1808 yılında Napoleon tarafından öncelikle akademisyenlere verilmeye başlanmış. Bu değerli nişanın Fransız Devleti tarafından bana layık görülmesi beni tarifsiz bir şekilde onurlandırdı. Sevincimi ifade etmeye inanın kelimeler yetmez.

 

IMG_4388

 

-Mükemmeliyetçi bir yapınız olduğunu biliyoruz. Bu yönünüzün hayatınıza ne gibi etkileri oluyor?

 

Bazen çok yorucu olabiliyor tabii. Elimden geldiğince yaptığım işi en iyi şekilde tamamlamak isterim.

 

-Dünyaya yeniden gelebilme şansınız olsa hayatınızda ne gibi değişiklikler olmasını isterdiniz?

 

Dünyaya yeniden gelseydim bilinmeyen yollara daha çok sapardım.

 

-Sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor musunuz?

 

Belirli bir dernekte görev almıyorum ama zaman zaman destek veriyorum.

 

-İleriye yönelik hedefleriniz ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

 

Alanımla ilgili daha çok kitap yazmak, görmediğim yerleri görmek ve yaşamın tüm renklerini hissetmek.

 

-Bu keyifli söyleşinin sonuna gelmişken, eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

 

Bu söyleşiyi yapmak çok keyifliydi… Tekrar teşekkürler. Derginize yayın hayatında başarılar dilerim.

 

Arzu Kunt ile

KISA KISA…

 

Dürüstlük: Güzellik

Merak: Kediyi öldürür

Cesaret: Kararlılık

Dostluk: Güven

Merhamet: Acıma duygusuyla karışmamak şartıyla

Olmazsa olmaz: Aşk

Yorumlar kapalı.