“Fiyatlar daha da yükselecek!”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Yakın bir zamanda konut ve arsa fiyatları daha da yükselecek” diyen Başar Biberoğlu Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Başar Biberoğlu ile ilgiyle okuyacağınız bir söyleşi gerçekleştirdik ve tüm yönleriyle inşaat sektörünü konuştuk…

 

– Gayrimenkul sektörü ve emlak sektöründeki çalışmalarınızın yanında, arsa geliştirme alanında da Türkiye’nin önde gelen yatırımcı firmalarına “danışmanlık” hizmeti verdiniz. Peki dünyada ve ülkemizde ‘danışmanlık’ ihtiyacı nasıl doğdu? Bu hizmetin sektöre katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bildiğiniz üzere şu an inşaat sektörü ekonominin lokomotif sektörü konumunda. Sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında gerek konut gerek ofis gerekse de AVM olmak üzere inşaatlar hız kazandı. Ancak hangi inşaat yatırımının nerede ve hangi lokasyonda uygulanması sonucunda en verimli yatırıma dönüşeceği yeterince araştırılmıyor, sorgulanmıyor. Çünkü doğru bir lokasyonda yer almayan bir inşaatın yatırımcıya kazandırması mümkün değildir. Bu yüzden danışmanlık ihtiyacı da inşaat sektörüyle birlikte paralel gelişmiştir. Şu an sektörde yer alan birçok danışmanlık firması sayesinde, inşaat sahipleri artık daha doğru yerlere yatırım yapabiliyorlar. Özetle, danışmanlık, inşaat sektörünün daha ileriye taşınmasına katkı sağlıyor…

 

– Gayrimenkul sektöründeki değişimler, İstanbul’da gayrimenkul piyasa hareketleri, konut ve arsa piyasasına dair bir değerlendirme yapsanız ortaya nasıl bir tablo çıkar?

 

İstanbul’da şu an hemen herkesin görebileceği üzere hareketli bir gayrimenkul piyasası mevcut. Çünkü İstanbul’un her bir metrekaresi öyle bir değerlendi ki, firma sahipleri uygun fiyatlı arsa bulabilmenin telaşında; yatırımcılar doğru lokasyonlardaki konutları satın almanın peşinde. Yakın bir zamanda konut ve arsa fiyatları daha da yükselecek. Hem de bu yükselme, sadece şehrin merkezi sayılabilecek ilçelerde değil, Tuzla, Kurtköy, Çatalca gibi şehrin gelişmeye daha açık ilçelerinde de meydana gelecek. Zaten geçtiğimiz günlerde basında yer alan konutta artık metrekare fiyatının 3000 TL’den aşağıda olmadığı haberi de bu tespitlerimizin ne kadar doğru olduğunu ortaya koyuyor.

 

– Gayrimenkul almak isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

 

İstanbul şu an tam bir şantiye alanı. Artık şehrin içi ve dışı gibi kavramlar kalmadı. İstanbul’un tüm semtleri, ulaşım olanaklarının da sayesinde merkezi konuma geldi. Eskiden Beylikdüzü, Tuzla gibi semtler İstanbul sayılmazken, şimdi İstanbul’un en kalabalık, en gözde yerleşim alanları haline geldiler. Bu nedenle öncelikle gayrimenkul almak isteyenler, hangi amaçla gayrimenkul satın alacaklarına karar vermeliler. Oturmak için mi, yoksa yatırım için mi? Eğer oturmak için gayrimenkul almayı düşünüyorlarsa, o zaman evin konumu, çocuklarının okullarına, işyerlerine ve toplu ulaşım alanlarına yakın olmalı. Evin çevresinde hangi sosyal donatılar mevcut gibi birtakım kriterleri göz önünde bulundursunlar. Çünkü orada yaşam alanları oluşturacaklar. Ama yatırım için konut almayı düşünüyorlarsa, işte o zaman benim tavsiyem; kısa vadede Avrupa Yakası’nda Beşiktaş, Ulus, Levent gibi, Anadolu Yakası’nda ise Bağdat Caddesi, Kadıköy, Moda gibi İstanbul’un eski ve “merkezi” lokasyonları olacaktır. Çünkü bu lokasyonlar, hiçbir zaman popülaritesini kaybetmeyecektir ve yatırımcısına daima kazandıracaktır. Uzun vadede ise yukarıda bahsettiğim gibi; Üçüncü Köprü, Üçüncü Havaalanı ve Marmara oto yolu çevresi ileride yatırımcıya ciddi kazanımlar verecektir.

 

– Sizi sürekli sosyal sorumluluk projelerinde görüyoruz. Bize biraz neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz?

 

Sivil toplum kuruluşlarının bizzat içinde olmak ve bu kuruluşlara destek vermek benim hayat anlayışımdır. Çocukluğumdan itibaren Sarıyer’de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldım. Eğitim ve spor alanlarında gerçekleştirilen birçok faaliyetin içinde bulundum; külüp başkanlığı yaptım. Sivil toplum kuruluşları, bir ülkenin sosyolojisinin yapıtaşlarıdır; insana, doğaya, hayvanlara verdiği değerin bir ölçüsüdür. Yakın bir zamanda ülkemizin önemli sivil toplum kuruluşlarından Hayvanları Çaresizlikten ve İlgisizlikten Koruma Derneği (HAÇİKO) ve Engelsiz Yaşam Vakfı, beni ödüle layık gördüler. Buradan kendilerine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan sonra da sivil toplum kuruluşlarına destek vermeye devam edeceğim.

 

– Söyleşimizin sonuna gelmişken, eklemek istedikleriniz nelerdir?

 

Son olarak şunu belirtmek isterim ki, inşaat sektörü daha uzun yıllar Türkiye ekonomisini sırtlanan sektör olma görevini sürdürecek. Bu yüzden emlağa yatırım yapmak, güvenilir bir liman olmaya devam edecek.

 

“İyi ki küçük yaşlarda çalışmaya başlamışım”

 

İş hayatının içine çok küçük yaşlarda girdim. Hem okuyup hem çalıştığım yoğun tempolu bir gençlik dönemim oldu. Şimdi geriye bakıp düşündüğümde, “İyi ki küçük yaşlarda çalışmaya başlamışım” diyorum. O dönemler bana şimdiki iş hayatım için büyük bir deneyim kazandırdı. Bir süre ticaretle uğraştıktan sonra, Unkapanı İMÇ’de tekstil döşemelik kumaş sektöründe pazarlama müdürlüğü görevinde bulundum. Askerlik dönemimin araya girmesiyle birlikte daha sonra baba mesleği olan emlak sektöründe kendi işimi kurdum. Emlak sektöründeki faaliyetlerimi devam ettirirken, ciddi bir Ar-Ge çalışmasının ardından ülkemiz ekonomisinin lokomotifi inşaat sektörünün çeşitli alanlarında da danışmanlık hizmeti vermeye başladım. Danışmanlık işini bir üst kademeye daha taşıyarak arsa araştırma, yatırımı alanlarında da ülkemizin önde gelen firmalarını portföyüme ekledim. Bulunduğum bu noktaya, “Tırnaklarımla kazıyarak geldim” desem sanırım yanlış olmaz. İşte benim başarı öyküm de aynı bu şekilde gelişti. İnsanlara sunduğum doğru ve güvenilir hizmet sayesinde emlak danışmanlık sektöründe bir marka haline geldim. Gayrimenkul sektöründeki değişimler, konut ve arsa piyasası, İstanbul’daki gayrimenkul piyasa hareketleri vs. gibi konularda danışanlarıma hizmet vermeye devam ediyorum.

Yorumlar kapalı.