Beyza Uyanoğlu Arslan, Anne olmak aşktan da daha öte bir duygu…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Anne olmak, çok büyük bir aşktan bile daha öte bir duygu!” sözleriyle annelik duygusunun yüceliğini tasvir eden Beyza Arslan, dergimize özel açıklamaları ile konuğumuz oldu.

 

İş hayatındaki başarısı ile adından söz ettiren Beyza Arslan, şimdilerde Lotus İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi görevini de yürütüyor. Bu azimli çalışmalarının yanı sıra, birçok sosyal sorumluluk projesinin ve her şeyden önemlisi anneliğin sorumluluğunu da üstlenen Arslan’a şu sıralar neler yaptığını sorarak başlıyoruz röportajımıza…

 

–  Bugüne kadar; iş hayatınızdaki başarılarınız ve içinde yer aldığınız sosyal sorumluluk projeleriyle hepimizin takdirini kazandınız. Peki şu sıralar neler yapıyorsunuz?

 

Teşekkür ederim. Ben elimden geldiği kadar topluma, aileme, dostlarıma faydalı olmaya çalışıyorum. Bir şeyler üretmeyi, kendime ve aileme yatırım yapmayı seviyorum. Tabii yatırımdan kastım, tamamen manevi… Bir sosyal ortamda hem güzel vakit geçirip, hem de bir yardıma vesile olmak gerçekten çok güzel bir şey. Yakın zamanda yapacağım bir sosyal sorumluluk projesinin de ev sahipliğini üstleneceğim. Mango defilesinden elde edeceğim gelirin tamamını Koruncuk Vakfı’na bağışlayacağım. En nihayetinde her şey devletten beklenmemeli…

 

Şu sıralar neler yaptığıma gelince; yeni bir inşaat projesinin uygun taşeronlara verilmesi ve seçtiğimiz mimarlarla bu projenin geliştirilmesi hususunda babama yardımcı oluyorum. Genel rutinlerim Muratcan ve ailemle vakit geçirmek, iş ve biraz da sosyal hayatım…

 

“HEM MODERN HEM DE GELENEKSEL!”

 

– Şişli Marriott Otel hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz? Otelin ayrıcalıkları nelerdir?

 

Marriott Otel konumu itibari ile İstanbul’un en işlek merkezlerinden birinde bulunuyor. Çoğu deniz cephesine bakan 265 odası ve odaların içinde bar, küçük bir restoran ve kütüphane mevcut.

 

Marriott Otel, hep bir arada otursanız da ayrı oturuyormuşsunuz hissi veren lobisi, geniş internet ağı, sekiz adet toplantı salonu, business center, 2300m2’lik spa fitness imkanı ve helikopter pistiyle modern mimari yapının içine gizlenmiş geleneksel dokunuşları olan bir otel. Ve tüm bu özellikleriyle birçok otelden kendini ayırıyor.

 

MDBL0576

 

“Anne olmak GERÇEKTEN DE tarifsiz bir duygu!”

 

– Anne olduktan sonra da iş yaşantınız devam etti. Peki bu durum hayatınızı ve olaylara bakış açınızı nasıl değiştirdi?

 

Anne olmak ilk andan itibaren mantığınızın önüne geçen, tarifsiz bir duygu. Bu çok büyük bir aşktan daha öte. Ben zaten genel olarak; düzenli, sorumluluk sahibi, biraz evhamlı, çok spontane yaşayan biriydim. Anne olduktan sonra bu yapım misliyle katlandı. İşe veya başka şeylere ayırdığım vakitlerde oğlumla fazla ilgilenemedim diye çoğunlukla vicdan azabı çekebiliyorum. Durum böyle olunca da zaman zaman işimi biraz olumsuz etkilediği de oluyor tabi. Bundan dolayı istisnalar dışında, öğlene kadar oğlumla zaman geçiriyorum. Akşamüstü yine onunla uyuyana kadar program yapıyorum. Hafta sonları da ona uyabilecek programlar yapıyorum.

 

– Antika ve resim sanatına çok düşkün olduğunuzu biliyoruz. Bu anlamda sizin için bir sanat tutkunu diyebiliriz. Peki sanata olan bu yatkınlığınızın ve ilginizin kaynağı nedir? Ve ne tür eserler topluyorsunuz?

 

Ben Balık burcuyum. Sanata ilgim burcumdan veya ailemin beni yetiştirme tarzından kaynaklanıyor olabilir. Oldum olası sanata ilgim vardı. Küçükken baleye giderdim, ortaokulda şiir yazardım, resim ve heykel sanatçılarına hep ilgim vardı. Bence herkesin sanatın bir dalına ilgisi vardır. Ben sadece yaşıtlarıma göre belki biraz daha ilgiliydim. Mesela daha 17-18 yaşında antikacılara bakmayı, ufakta olsa içinde yaşanmışlık olan parçaları toplamayı severdim.

 

Resim koleksiyonu ise daha çok eşimle birlikte gelişen bir durum oldu. Eşim daha ziyade bu dalla ilgili olunca, biz de kendimize göre küçük bir koleksiyonumuz olsun istedik. Bu anlamda çağdaş ve klasik eserler topluyoruz.

 

“Giyim merakım eğlenceden öte değil!”

 

– Başarılı bir iş kadını olmanın yanında, kıyafet seçimlerinizle de oldukça popüler olduğunuzu söyleyebiliriz. Bu noktada, dünyada ve Türkiye’de tasarımlarını beğendiğiniz modacılar kimlerdir?

 

Bendeki giyim merakı bir eğlenceden öte değil. Bunu herhangi profesyonel bir platforma taşımayı düşünmüyorum. Her bayan gibi, ben de alışverişin kafa dağıtmak adına hoş bir alan olduğunu düşünüyorum. Gidip beğendiğim şeylerden alıyorum. Hatta bazı günler 5 dakikada kombinliyorum. Severek yaptığım için, belki de yansıyor bir şeyler☺…

 

Yerli modacılardan; Hakan Akkaya, Mybestfriends ve Elif Cığızoğlu’nu beğeniyorum. Yabancılardan sık sık değişse de çoğu zaman beğendiğim markalar; özgün tasarımıyla Tom Ford, şımarık tasarımıyla Chanel, romantik sade havasıyla Celine ve Chloe çoğu sezon bankolarım arasındadır…

 

– İleriye yönelik hedefleriniz, projeleriniz nelerdir? Sizi bundan sonra nerelerde göreceğiz?

 

Öncelikli amacım oğluma; vatanına, ailesine ve dinine yaraşır bir şekilde, hayırlı ve başarılı bir eğitim verebilmek… Ardından iş hayatımda mevcut işlerime sahip çıkarak; duruşumu bozmadan işimde, sosyal ortamımda sevilen, sayılan bir kişi olarak kalabilmektir. Tabii kendime bilgi bazında katabileceğim şeylere; spor, genel kültür vs. gibi alanlarda geliştirmeye her zaman açığım. Vakit ayırıp biraz daha bu yönlerime yatırım yaparsam iyi olur diye düşünüyorum.

 

– Bu keyifli söyleşi için size bir kez daha teşekkür ederiz. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

 

Ben teşekkür ederim. Umarım kendimi doğru ifade edebilmişimdir. Ben aslında çok hırslı olmayan, haline şükretmesini bilen, kimseyi yargılayıp kınamayan, şekilci olmayan bir insanım. Çizdiğim imaj bunun dışında gözüküyor olabilir. Röportajımı okuyan herkese en azından bunu söyleyerek ifade etmeye çalışayım☺.

 

MDBL0659

 

BEYZA ARSLAN ile hayata dair…

 

– Beyza Arslan’ın rengi nedir? Sizi en iyi yansıtan renkleri sıralar mısınız?

 

Beyza’nın kelime anlamlarımdan biri de beyazı seven demektir. Beyaz bana temizliği, saflığı, ululuğu hatırlatır. Siyahı da severim. Çünkü siyah olmadan beyazın kıymetini bilemezdik.

 

– En belirgin karakteristik özelliğiniz?

 

Ben sevgiyle beslenirim ve beslerim. Kötü özelliğime gelince, obsesif bir yapım var.

 

– İş yaşantınızda vazgeçemem dediğiniz kriterler?

 

Haksız kazançtan korkarım. Söz verdiğimiz bir şeyi yapamazsak da çok mahcup olurum. Yani söz verdiğim şeyi yapmaya çalışırım.

 

– Bugüne kadar yaşadığınız en ilginç olay?

 

Hayatım boyunca yaşadığım en ilginç olaylardan biri Murat’ı 6 yaşından beri tanıyor olmam. Murat, dönem dönem kopsak bile hep arkadaşımdı. Genç kızlığımda; evleneceğim, kaderim, hayat arkadaşım olacak kişinin o olacağı söylense inanmazdım.

 

“Bilmeden eleştiriyorlar!”

 

Bizim çevremizi eleştiren kişiler arasında şöyle bir algı oluştu: “Bu bayanlar giyinip, süslenip, kendilerini göstermek için her gün bir vakıf kuruyorlar; her gün çay verip gazeteye poz veriyorlar.”

Peki bu bayanlar bunu yapmasa bu sosyal sorumluluk projeleri acaba ne olacak? Nasıl gündeme gelecek? Nasıl sponsor bulunacak? Bilet satılmadan, bu çabalar harcanmadan, bunca vakfa nasıl para akacak?

Bu işlerin içinde olsalar, etkinliklerde hiç de küçümsenmeyecek rakamlar toplandığını, çoğu devlet tarafından onaylı olan bu vakıfların, gelirinin büyük bir kısmının bu şekilde elde edildiğini bilirler. Ve bir balo deyip geçtikleri gecelerde aylar evvelinden nasıl bir emek harcandığının farkına varırlar. Ben bu düşünce tarzından çok muzdaribim, burada bu vesileyle belirtmek istedim.

 

Yorumlar kapalı.