Çocuk Olmak O’nun Tasarımlarıyla Güzel

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir yanda kıpkırmızı tüllerden kocaman kurdeleli elbiseler, bir yanda morun en can alıcılığıyla bezenmiş pullar, püsküller… Capcanlı, kıpır kıpır birbirinden ilgi çekici tasarımlarıyla “Girls Republic of Glamour”dan merhaba!

 

Başarılı tasarımcı Melis Kaptanoğlu’nun rengarenk dünyasını keşfe daldık bu ay. Bu renk cümbüşü ve sıradışı tasarımlar karşısında ‘Gel de çocuk olma’ diyeceğinizden eminim. Melis Kaptanoğlu bu birbirinden güzel çocuk kıyafetlerini tasarlarken biricik kızlarından ilham alıyor, her tasarımında bir kademe daha mükemmeliyetçiliğinin sınırlarını zorluyor. En güzeli de tasarımlarıyla basmakalıp, alışılmış kız çocuğu giyiminin çok daha ötesine davet ediyoruz bizleri… Melis Kaptanoğlu ile düne, bugüne ve gerçekleştirmek istediklerine dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Şimdi Girls Republic of Glamour’un renkli dünyasına keşif vakti…

Keyifli okumalar…

 

Aslında sosyoloji bölümü mezunusunuz. Tasarıma geçişiniz nasıl oldu? Sindy bebeklerimize kıyafet diktiğimiz dönemleri hatırlıyorum da sizin için tasarım çocukluktan gelen bir ilgi diyebilir miyiz?

 

12 Eylül 1979 İstanbul doğumluyum.Denize âşık bir baba ve doğaya âşık bir annenin üç kızının en küçüğüyüm.İlkokul, ortaokulu ve lise hayatımı Şişli Terakki Lisesi’nde tamamlarken eş zamanlı olarak konservatuara devam ettim. Üniversite eğitimimi Koç Üniversitesi Sosyoloji bölümüyle tamamladım. Tasarım söz konusu olunca, biz aslında içimizde bu olgularla doğuyoruz. İşte o zaman silinemez ve ertelenemez oluyorlar. Moda da her zaman beni en çok cezbeden ve en çok keyif veren olgu olmuştur. Daha beş yaşındayken ayakkabılara ve bebeklerimin elbiselerine değişik modeller vermeye çalışan bir olgu… (Gülüşüyoruz) Tasarım ise modaya olan merakımın en büyük mirası bana. Limitleri zorlayan, hayal gücümü harekete geçiren ve bir o kadar da sınırsız bir şey benim için.Bu işe başlama noktam ise başta çok değerli eşim Cenk Kaptanoğlu’nun da teşvik etmesiyle, 2008 yılında kızlarım sayesinde oldu. Onlar için daha iyiyi, farklıyı ve özeli arama çabam etkili oldu. İşim zamanla onlarla beraber büyüdü ve şekillendi. Onlar büyüdü, ben büyüdüm ve “Girls Republic of Glamour” büyüdü.Şimdi artık kocaman bir aileyiz.

 

Tasarımlarınızda dikkatimi çeken ilk şey, şaşalı, yaşından büyük gösteren çocuk giyimi yerine gerçekten kız çocuklarının çocukluklarını rengarenk yaşayacakları tasarımlar yaratmanız. Bu özellikle dikkat ettiğiniz bir husus mu?

 

Çocuk olmanın kutsallığı kendileri olma özgürlüğüne sahip olmaları bence. Bunu ilke edinmiş bir marka olarak onların rengarenk ruhlarına tasarımlarımızda nefes vermek en büyük keyfim. Onlar oldukları gibi güzeller, kendileri gibi. Bizim tasarımlarımız da öyle.

 

Çocuklar için çalışmanın en keyif verici yanı sizce nedir? Küçük kızlar için tasarım yapmak nasıl bir duygu?

 

Her şeyden önce onlar benim için birer çocuk değil; çocuk bedenlerine sahip büyük karakterler. Ebatlarımız ve tecrübelerimiz onlardan daha büyük olsa da ruhlarımız benzer. Onlar biraz büyük, benim ruhum biraz çocuk olunca galiba çok ortak noktamız oluyor. Hayallerimiz, dünyalarımız bir anlayacağınız… Küçük müşterilerimin de, annelerinin de tasarımlarıma olan ilgisi oldukça mutluluk verici. Bu anlamda, bize inanan, güvenen ve bizi ileri taşıyan herkese sonsuz teşekkürler.

 

meliskaptan5

 

ANNELİK BENİM İÇİN YENİDEN DOĞUŞ

 

Üç çocuk annesi olarak tasarımlarınızdaki enerjinizi kızlarınızdan aldığınızı söyleyebilir miyiz? Çalışmalarınızda onların da fikir verdiği oluyor mu?

 

12 yaşında Alara adında, 11 yaşında Leyla ve 4 yaşında Melissa adında üç özel çocuğa sahibim. Hayat piramidimde, şartlar koşullar ne olursa olsun çocuklarımın yeri her zaman en tepededir. En yoğun dönemlerimde bile onlarla vakit geçirmek en öncelikli ve zevkli anlarımdır. Onlar için her şeyden ve herkesten feragat edebilirim. Annelik olgusu benim için tam anlamıyla bir yeniden doğuş oldu. Kızlarım hayatımdaki ve işimdeki en büyük ilham kaynağım; bugünkü başarılı Melis Kaptanoğlu markasının başlangıç noktasıdır.

 

Türkiye’de kadın modasının ağırlığını çok fazla hissederken artık çocuklar ve erkekler için de çok güzel tasarımların olduğunu söyleyebiliriz diye düşünüyorum. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

Özellikle çocuklar için alternatiflerin çoğaldığını görmek, değişik tarzlara hitap eden tasarımlara burada kolaylıkla ulaşabilmek her şeyden önce bir anne olarak çok mutluluk verici. Hızla değişen ve kendini yenileyen trendlere sahip olmak adına, çocuk, erkek ve kadın modasında ülkemizde de çok başarılı ve yetenekli isimlerin olduğunu görüyor ve çok gurur duyuyorum.

 

ALIŞILMIŞIN DIŞINDA KONSEPTLER

 

Sizi takdir ettiğim bir diğer nokta da tasarımlarınızı pembelere boğmadan kız çocuğu giyimini alıştığımız ‘kızlar pembe giyer’ kalıplarının dışına çıkarmanız. Müşterilerinizden aldığınız tepkiler nasıl oluyor?

 

Bu anlamda yol kat ettiğimizi söyleyebilirim. Kalıplaşmış bakış açılarının zamanla ülkemizde de kırıldığını gözlemliyorum. Tasarımlarımın en önemli özelliği, beni yansıtmalarının yanı sıra, farklı ve alışılmışlıktan ve birbirini tekrar eden konseptlerden uzak olmaları. O zaman farklı,  bana özgü ve heyecan verici bir yoldan yürüdüğümü hissediyorum. Zevkleri bizimle kesişen her değerli Kızlar Cumhuriyeti üyemizle ve onlardan aldığımız geri dönüşlerle başarımız ve mutluluğumuz artıyor.

 

Tasarımlarınızı hazırlarken oldukça ciddi, hummalı bir çalışmaya giriyorsunuz gibi. Nasıl bir çalışma temponuz var?

 

Ben Başak burcuyum. Detaycı, titiz, mükemmeliyetçi bir yapıya sahibim. Bu özelliklerimden de çok mutluyum. Hazırlık aşamamız evet hem ciddi hem de oldukça hummalı. İşin ciddiyeti, özü onların ruhlarına duyduğumuz saygıdan doğuyor. Evet, küçükler, çocuklar ama bizim için aksine çok büyükler. Biz de işimizi o büyüklükte ciddiye alıyoruz.

 

BU YAZIN VAZGEÇİLMEZİ YİNE ÇİÇEKLER

Bu yazın rengi ne olacak tasarımlarınızda?

 

Bu yaz yine baharın vazgeçilmezi çiçekler var. Gold tonları ve asimetrik desenler daha romantik aksesuarlarla farklı renklerde kombinleniyor.

 

GİYİMİMİZ BİZİM YANSIMAMIZDIR

Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz? Gardırobunuzun vazgeçemediğiniz parçaları neler?

 

Zarafetin detaylarda gizli olduğu ilkesiyle yaşayan bir insanım.  Renklerin ve desenlerin yoğun olduğu bir gardıroba sahip olduğumu söyleyebilirim. Çok sade, düz kesimli ve pastel tonların ağırlıklı olduğu parçaları tercih etmiyorum. Günlük hayatta genelde şık bir elbise ve ceketin altına kombinlediğim sneakerlarımla spor-şık bir tarzım var. Detaycı biri olarak aksesuarlarım ve dört mevsim çantamdan eksik etmediğim güneş gözlüklerim bunun bir parçası. Eklektik bir giyim tarzını tercih ediyorum. Giyinmenin başlı başına içsel bir olay olduğunu düşünüyorum. Seçimlerimiz, giydiklerimiz bizim yansımamız. Dolayısıyla giyinmek bence kendini tanımak ve kendinle barışık olmakla başlar. Marka ya da moda değil giyimi güzel yapan; en önemli parça kendimiziz.

 

İleriye yönelik hedefleriniz ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

 

İnternet üzerinden devam eden satışlarımıza ek olarak, yaklaşık bir sene önce açılan İstanbul Showroom’umuz özel tasarım sipariş etmeyi arzu eden veya hazırda olan koleksiyon ürünlerimizi yakından görüp almak isteyen müşterilerimizin buluşma noktası oldu. Lidyana.com adresine ek olarak Elladubai.com adresinde de satışlarımız devam etmekte. Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai’nin yanı sıra yakın zamanda Abu Dhabi’de satış noktamız bu yaz itibariyle başlayacaktır. Beirut ve Panama’da ürünlerimiz satılmaktadır. Projeler ve satış noktaları açısından seçici olmayı özellikle tercih ediyoruz.

 

Yoğun iş temponuz dışında neler yapıyorsunuz? Tutkunu olduğunuz bir şey var mı?

 

Boş vakitlerimde soluğu çocuklarımın ve ailemin yanında alıyorum diyebilirim. Hayatımızı beraber programlıyoruz. Bunun yanı sıra sağlıklı yaşam ve spor tutkunuyum. Spor hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Koyu bir Coldplay grubu hayranıyım. İlk olarak annemin hediyesiyle başlayan ve uzun senelerdir farklı ülkelerden topladığım kitaplarımla oluşturduğum ve gitgide büyüyen bir moda kütüphanem var. Ailecek seyahat etmek ise en sevdiğim hobim diyebilirim.  Yeni kültürleri tanımak, deneyimlemek, küçük yaşta kızlarımın hayal güçlerine ve dünyalarına farklı pencereler açmak adına fırsatını her bulduğumuzda onlarla seyahat etmeyi tercih ediyoruz. Hayatımda her zaman sahip olduklarım için pozitif ve müteşekkir oldum, çocuklarıma da bunu aşılıyorum. Sağlıklı, mutlu ve birlik beraberliğin hüküm sürdüğü büyük bir aileden, kurulan kalabalık aile sofralarından daha fazla hiçbir şeyin insana mutluluk verdiğine inanmıyorum.

Yorumlar kapalı.