Gizemli bir yolculuğa hazır mısınız?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Zamanın her şeyin ötesine geçtiğini, tüm eylemleri bulanıklaştırdığını, tüm işleri sildiğini ve tüm hatıraları öldürdüğünü sakın unutma. Tek istisna, insanların kalbine sevgiyle kazınanlardır.” Aristoteles’in Büyük İskender’e yazdığı mektuptan birkaç satır…

 

Zamanın her şeyin ötesine geçtiği elbette yadsınamaz bir gerçek… Peki siz zamanda yolculuk yapmak istemez misiniz? Geçmişe dönmek, çağlar öncesinin yaşamına tanık olmak? Bu ay ki gezi sayfamızda sizler için dünyanın en güzel antik şehirlerinden oluşan bir kolaj hazırladık. Tarihin tüm gizeminin izlerini taşıyan bu şehirleri keşfederken adeta zamanda yolculuk yapacaksınız!

 

Tüm gizemiyle;

Machu Picchu

 

Machu Picchu 15. yüzyıldan kalma bir İnka şehri ve dünyanın en çok fotoğraflanan gözde bir turizm merkezi… Peru’nun Cusco şehrinde yer alan Machu Picchu dağında bulunan bu antik şehir adını zirvesinde bulunduğu dağdan alıyor. 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olup, Peru’nun Cusco şehrine 88 km uzaklıkta olan şehir, gizemli yapısı nedeniyle mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

 

İnka’lı bir hükümran olan Pachacutec Yupanqui tarafında 1450 yılları civarında inşa ettirilen Machu Picchu’nun günümüze kadar korunmuş olmasının nedeni; çok yüksek rakımlı bir yerde konumlanmış olması sayesinde 1532 yılında İspanyol istilacılar tarafından fark edilmeyişi olarak açıklanıyor.

 

Her gün ortalama olarak 2000 kişinin ziyaret etmesi nedeniyle Güney Amerika’da en çok turisti ağırlayan yerlerden biri olan Machu Picchu, 200 den fazla, merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşuyor. Şehrin 3000 basamağı bugün hala gayet iyi durumdadır.  Şehrin teraslarının ise tarım alanı olarak kullanıldığı varsayılmaktadır.

 

Kuruluş amacı ve anlamı hakkında bilimsel bir dayanak bulunmayan bu harika antik yapıt, Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor,7 Temmuz 2007 tarihinde ise Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmiş…

 

Kutsal bir mabet:

Machu Picchu

 

Vijayanagar, Güney Hindistan’da bulunan Hampi köyünde yer alan, nehir kıyısına konumlanmış muhteşem doğası ve zengin tarihi mirası ile hayranlık uyandıran bir antik şehir.

 

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu antik şehir, 1336 – 1646 tarihleri arasında yaşamış bir Güney Hindistan imparatorluğu. Bu antik şehirdeki devasa yapılar ise dikkat çeken ilk şeyler arasında. Şehirdeki yapılar genellikle, Hindu dinine uygun olarak inşa edilmiş tapınaklardan oluşuyor ve orijinal güney Hindistan geleneklerine göre yapılmış olması yönüyle de büyük bir kültürel hazine özelliği taşıyor.

 

Tungabhadra Nehri’nin kıyısında yer alan bu antik kent yüzyıllar boyunca bulunduğu bölge için en kutsal yer olarak kabul edilmiş. Kutsal sayılması nedeniyle tapınakların kalıntılarının sağlam kalmış olması ve günümüzde hala ibadet için kullanılması ise bu antik kentin en büyük özelliği…

 

Taş basamakları yamaca oyulmuş olan Vijayanagar’ın büyüklüğünü kavramanın en iyi yolu ise güneş doğarken, Mantanga tepesine çıkmak ve güneşin doğuşuyla birlikte bu tarihi atmosferde zamanın akışını hissetmektir.

Machu Picchu

 

 

Virupaksha Tapınağı

 

Vijayanagar’ın en etkileyici kültürel ve dini anıtı ise heybetiyle göze çarpan Virupaksha Tapınağı.

 

Tapınağın tarihi yaklaşık 7. Yüzyıla kadar dayanıyor. Dekoratif mimarisi ile göze çarpan bu tapınak tavan resimleri ile de hayranlık uyandırıyor.

 

Ana tapınak, antre odaları, sütunlu salon ve açık bir sütunlu salondan oluşan bu yapıtı, sütunlu bir manastır, giriş geçitleri, avlular ve küçük bir türbe çevreliyor. 50 metre büyüğünde ve dokuz katlı olan bu tapınağın bir diğer özelliği ise Tungabhadra Nehri’nin dar bir kanal ile tapınağın terası boyunca akması; tapınaktan mutfağa dolaşıp tekrar dışarıya akması…

 

Dünyanın bilinen en eski antik kenti:

Göbekli Tepe

 

Göbekli Tepe, Şanlıurfa’da bulunan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların ortak özelliği ise T biçimindeki 10/12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş olması ve aralarının taş duvarla örülmüş olmasıdır.

 

Bu yapının merkezine etrafındakilere oranla daha yüksek boyda iki dikilitaş karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan eli ve kolu, çeşitli hayvanlar ve soyut semboller, kabartma yöntemiyle ya da oyularak betimlenmiştir.

 

Söz konusu motifler yer yer bir süsleme olamayacak kadar yoğun olarak kullanılmıştır. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir. Göbekli Tepe bu yönüyle yerleşim yeri değil, bir kült merkezi olarak tanımlanmaktadır.

 

Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına – tarım ve hayvancılığa- yakın olan son avcı grupları tarafından inşa edilmiş olduğu düşünülmektedir. Bu durumda bölgenin en erken kullanımının Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın (PPN, Pre-Pottery Neolithic) A evresine (MÖ. 9.600 – 7.300) yani günümüzden en azından 11.600 yıl öncesine dayandığı ileri sürülmektedir. Bununla birlikte Göbekli Tepe’deki en eski faaliyetleri tarihlendirme olanağı şimdilik yoktur, fakat bu anıtsal yapılara bakıldığında Paleolitik Çağ’a kadar uzanan, birkaç binyıl daha eskiye, epipaleolitike kadar giden bir tarihçesi olduğu düşünülmektedir. Tüm bunlar ve kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal mimari, Göbekli Tepe’yi eşsiz ve özel yapmış Bu nedenle bu tarihi miras, UNESCO Dünya Mirasları’na aday gösterilmiştir.

 

Neolitik bir köy:

Skara Brae

 

Skara Brae, neolitik döneme ait bir yerleşim yeri. Dünyanın en iyi korunmuş ve “peyzaj yapılmış” kalıntı şehri olarak nitelendirilen bu antik şehir, İskoçya sınırları içinde bulunuyor.

Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan bu olağanüstü site Skaill Körfezi kıyısında dramatik beyaz bir plajın kıyısında konumlandırılmış.

 

Mısır Piramitleri’nden daha eski bir geçmişe ait olduğu iddia edilen bu etkileyici köy, 5.000 yıl önceki yaşamın olağanüstü bir resmini sunuyor. Skara Brae’yi bu denli önemli kılan şey ise sadece yaşı değil korunmuş yapısı…

 

Batı Avrupa’da prehistorik evlerin en iyi korunmuş olduğu bu şehir, yarı-yeraltı köy yapılarından meydana gelmiş.

 

Zamanına kıyasla oldukça etkileyici bir yapıya sahip olan neolitik köy; taş yatakları, mobilyaları, arkeolojik kazılarda ortaya çıkan eserleri ve ilkel teknolojileri ile inanılmaz bir geçmişi gözler önüne seriyor…

 

Yorumlar kapalı.