Türkiye’nin yeni nefesi: Gebze Teknik Üniversitesi

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Bizim amacımız; mükemmel bir akademik altyapı ile bölgesel avantajları en güzel şekilde değerlendirmektir.”

 

“Türkiye’deki üniversitelerin dünya üniversiteleri arasında ilk 100’e girmesini ve ülkemizde dünyanın ileri gelen teknoloji firmalarına know-how üreten üniversitelerin olmasını istiyorum. Nobel alan bilim adamlarının çalıştığı bir üniversite ise hayalim!” sözleriyle Türkiye’deki üniversitelerin geleceğine dair bir değerlendirme yapan ve gerek akademik başarıları gerekse eğitim alanındaki hedefleri ile örnek bir isim olan Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, sayfalarımıza konuk oldu.

 

-Haluk Bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Rektörlük süreciniz nasıl başladı?

 

1973 İstanbul doğumluyum. 1995 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik- Elektronik Fakültesi, Elektrik Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Akabinde, 1998 yılında aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü Elektrik Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans öğrenimimi tamamladım.

 

Sonraki süreçte Amerika’da RensselaerPolytechnicInstitute’de “Elektrik ve Kontrol Mühendisliği” alanında doktora yaptım. RensselaerPolytechnicInstitute, Amerika’nın ilk mühendislik okuludur. Edison’un kurmuş olduğu bu okul aynı zamanda butik bir okuldur. Burada 2003 yılında doktoramı bitirdim.Doktora mezuniyetinin ardından University of Connecticut’ta 2004-2005 yılları arasında doktora sonrası bilimsel çalışmalarda bulundum. Burada özellikle alternatif enerjiler, hidrojen teknolojileri, yakıt hücreleri üzerine bir kaç konsorsiyumun bir araya gelerek oluşturduğu bir araştırma merkezinde çalıştık. NASA, savunma bakanlığı gibi kurumlara birçok proje yaptık.

 

2005 yılında ise Türkiye’ye dönerek Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik- Elektronik Fakültesi, Elektrik Mühendisliği Bölümünde Yardımcı Doçent olarak çalışmaya başladım.Burada Türkiye’de daha önce olmayan bir bölüm olan Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği bölümünü kurdum. Bu sene de bu bölümden ilk mezunlarımızı veriyoruz…

 

Rektörlük sürecime gelince, RensselaerPolytechnicInstitute’te çalıştığım dönemde Türkiye’den gelen lisans üstü öğrencilerini yetiştirmem, sonraki aşamada Türkiye’ye döndüğümde bu öğrencilerin köprü olması ile yollarım Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile kesişti. Burada iki sene boyunca yarı zamanlı olarak çalıştım. Sonrasında ise idari görevler peş peşe geldi… Bölüm Başkanı, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü, Rektör Danışmanı ve Rektör Yardımcısı görevlerinden sonra Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün dönüşümü ile birlikte Gebze Teknik Üniversitesi’ne Rektör olarak atandım.

 

IMG_8699

 

-Gebze Teknik Üniversitesi’nin eğitim kadrosu ve fakülteleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

 

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ülkemizin akademisyen ihtiyacını karşılamak amacıyla 1992 yılında kurulmuştur. 2014 yılında ise Gebze Teknik Üniversitesi olarak dönüştürülmüş bir eğitim kurumudur.

 

Buradaki tüm akademisyenlerimiz ülkemizin her üniversitesinde çalışabilecek nitelik ve kapasiteye sahiptir.

 

Gebze Teknik Üniversitesi; Mühendislik Fakültesi, Fen Fakültesi, Mimarlık Fakültesi ve İşletme Fakültesi olmak üzere bünyesinde 4 Fakülte barındırmaktadır. Dört fakültemizde toplamda 29 bölümde lisansüstü düzeyde eğitim verilmekte olup sadece 8 bölümde lisans düzeyinde eğitim verilmektedir.

 

Savunma teknolojileri, enerji teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, yer ve deniz bilimleri, ulaşım teknolojileri, bilişimteknolojileri, bilişim teknolojileri enstitüleri de kuruldu Biz tüm bu enstitülerle araştırmalarımızı devam ettirmemizin yanı sıra lisans öğrencisi de yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Tüm bunları; fabrikaları, işletmeleri ve organizasyonları bir araya getirerek yapma gayretindeyiz.

 

Burasının bir özelliği de araştırma odaklı bir üniversite olması. Yani doktora ve yüksek lisans öğrencileri sayısı lisans öğrencileri sayısından daha fazla. TÜBİTAK ve MAM ile de bu alt yapıyı en iyi şekilde kurgulamak amacıyla protokol imzaladık.

 

IMG_3640

 

-Üniversite ile üniversitenin bulunduğu bölge arasında gelişim bakımından doğrudan bir ilinti olduğu biliniyor. Bu noktada Gebze Teknik Üniversite’si ve bulunduğu bölge ile ilgili bir değerlendirmesini yapar mısınız?

 

Türkiye’de 2000’den fazla ilçe var. Ancak Gebze tüm ülke ihracatının %6 sının yapıldığı, kendi içinde dokuz tane organize sanayi bölgesi bulunan bir ilçe.Bu anlamda ortalama 40 ilimizden daha fazla bir kapasiteye sahip… Limanları, antrepoları var. Marmara Araştırma Merkezi veTSE burada, Bilişim Vadisi ise kurulum aşamasında… Yani Gebze jeopolitik olarak müthiş bir alanda yer alıyor. Bizim amacımız; mükemmel bir akademik altyapı ile bölgesel avantajları en güzel şekilde değerlendirmektir.

 

-Üniversitelerin misyonu ne olmalı? Hayalinizdeki üniversiteyi nasıl tanımlıyorsunuz?

 

Ben üniversitelerin toplumsal fayda üreten fabrika olduğunu düşünüyorum. Fabrikadan kastım ise üretkenlik. Üniversitelerin öncelikle bulunduğu bölgeye sonrasında; iline, ülkesine ve dünyaya fayda üretmesi lazım. Bu faydalar; teknolojik, entellektüel ve sosyal faydalar olarak özetlenebilir.Eğitsel bakımdan ise üniversiteler toplumun gelişmesine ve daha iyi nesiller yetiştirmesine vesile olan kurumlardır.

 

Benim hayalimdeki üniversite; herkesin, her kurumun, her kuluşun, her firmanın hem iç paydaşı hem de dış paydaşı, çözüm ortağı olmayı arzuladığı üniversitedir.

 

Türkiye’de ki üniversitelerin dünya üniversiteleri arasında ilk 100’e girmesini ve ülkemizde dünyanın ileri gelen teknoloji firmalarına know-how üreten üniversitelerin olmasını istiyorum. Nobel alan bilim adamlarının çalıştığı bir üniversite ise hayalim…

 

Başarısızlık asla söz konusu olamaz!

 

Gebze Teknik Üniversitesi’nde 200’e yakın hoca var. Yani yardımcı doçent, doçent ve profesörden bahsediyorum… Araştırma görevlilerini de dahil ettiğimizde bu sayı 400 civarına çıkıyor. Bu yönüyle Gebze Üniversitesi bilimsel bir fabrika. Bu büyük potansiyeli ülke ihtiyaçları ve teknolojik beklentiler doğrultusunda iyi kanalize ederek, etkin kullanırsak, üretemeyeceğimiz hiç bir şey yok… Üniversitelerde başarı, tamamen yönetsel ve organizasyonel beceri ile ilgili. Siz buradaki beyinleri ufkunuza ve vizyonunuza inandırabiliyorsanız ve bu vizyonunuz ülke gerçekleri ile örtüşüyorsa başarısızlık asla söz konusu olamaz!

Yorumlar kapalı.