İpek Köse, Anne olmak en büyük hayalimdi…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayata bambaşka bir pencereden bakan mükemmel bir anne, İpek Köse…

 

Cemiyet hayatının en güzel kadınlarından İpek Köse, bu ay sayfalarımıza konuk oldu. . “Onların varlığının vermiş olduğu huzur, tarif edilemez bir duygu.” sözleriyle kızlarına olan bağlılığını dile getiren İpek Köse; “Bence en kutsal şey, yardıma muhtaç olanlara yardım eli uzatmaktır.” sözleriyle de sosyal sorumluluğun önemine dikkat çekti…


-İpek Hanım, öncelikle bize vakit ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Röportajımıza kısaca sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

 

1984 yılının Eylül ayında İstanbul’da doğdum. Artvinli bir baba ve Arnavut bir annenin kızı olarak Bağdat Caddesi’nde büyüdüm. İkiz erkek kardeşim var. İlkokul, ortaokul ve liseyi İstek Semiha Şakir Koleji’nde okudum. Üniversite ve master eğitimimi kardeşimle beraber Miami’de tamamladık. Mutlu, kalabalık sofraların olduğu, evimizden misafirin hiç eksik olmadığı bir çocukluk geçirdim. Evli ve iki çocuk annesiyim. En büyük aşklarım kızlarım Beren ve Ceren.

 

 

– Şu sıralar neler yapıyorsunuz?

 

Şu sıralar hayatımın merkezinde kızlarımla vakit geçirmek ve haftanın beş günü mutlaka spor yapmak var. Evimizde gün sabah 6’da başlıyor. Eşimi işe uğurladıktan sonra kızlarımla kahvaltı yapıyorum. Evde yemekleri sadece ben yapıyorum. Kalan zamanda mümkün olduğunca kızlarımızı aksatmadan eşimle birlikte sosyalleşmeye çalışıyoruz.

 

-Beren ve Ceren… İki tane dünyalar güzeli kızın annesisiniz. Bu noktada annelik ve aile kavramları üzerine bir değerlendirme yapar mısınız? Annelik hayatınızı ne yönde değiştirdi? İpek Köse nasıl bir annedir?

 

Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Çok mutlu bir ailede büyüdüm. Ne kadar modern şartlarda yaşasak da, ailemizde kurallar vardı. Aile kavramı benim için ekstra önemli bu yüzden. Tabi her kızın hayalinde aile kurup, çoluk çocuğa karışmak vardır ama beni eskiden tanıyan herkes bilir ki, master yaparken bile evlenip dört çocuğum olsun derdim. Kariyer hep sonraki hayallerimdeydi (gülüyor) çok fazla anaç bir yapım var. Eşimle kızlarımla olmak, onlara yemekler yapmak, misafir ağırlamak en büyük hobim diyebilirim. Çocuklarım dünyadaki en değerli varlıklarım. Onlarla sevgi ve saygıya dayalı sıcak bir ilişkim var. Kızlarım doğduktan sonra çok daha fazla duygusal ve sabırlı oldum. Onların varlığının vermiş olduğu huzur, tarif edilemez bir duygu. Onların; kişilikli, kendi ayakları üstünde durabilen ve maneviyatı güçlü bireyler olarak yetişmelerini istiyoruz. Tabiî ki bunun için evde belli kurallar koyuyoruz. Sevgi anlamında elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Çünkü huzurlu, mutlu bir ailede sevgi ile büyüyen çocuklar duygusal, bilişsel ve sosyal olarak daha sağlıklı oluyorlar.
 

image1

 

-Kızlarınızla olan iletişiminizden ve gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

 

İki kızım olması en büyük hayalimdi. Çünkü bir kız kardeşim olmasını hep çok istedim. Şimdi bunun keyfini doya doya çıkarıyorum. Kızlarımla arkadaş gibiyim. Onlarla her şeyi birlikte yapıyoruz. Kızlarıma konu ne olursa olsun onların anlayabileceği bir dille her şeyi anlatıyorum. Bazen onların yaşına inip, bazense oyunlarla konuşuyorum. Asla yalan söylemiyorum. Yapmasını istemediğim veya istediğim her şeyi konuşarak anlatıyorum. Çok sakin, uyumlu ve akıllı kızlarım var. Gelecekte bir veya iki çocuk daha düşünüyoruz. Çocuklarım biraz büyüdükten sonra da çok yakın bir arkadaşımla birlikte iş hayatına atılmayı düşünüyorum.

-Kıyafet seçimlerinizle de oldukça popüler olduğunuzu söyleyebiliriz. Giyim tarzınızı nasıl tanımlarsınız? Gardırobunuzun vazgeçilmez parçaları nelerdir?

 

Çok teşekkürler. Modaya olan düşkünlüğüm bir tutku, çok seviyorum inkar edemem. Küçükken de her yere yedek elbiselerimle gider, bir süre sonra değiştirirmişim hepsini görsünler diye… Arkadaşlarım ve ailem arasında lakabım “kokoş” tur… Moda diye kendime yakışmayan bir şeyi asla giymem. Sanırım tarzım spor şık. Topuklu ayakkabı tutkum var fakat çocuklardan sonra eskiye nazaran daha çok düz giymeye başladım. Gardırobumun vazgeçilmez parçaları; topuklu ayakkabılarım, jean pantolonlarım, kalem eteklerim ve elbiselerim. Dolabımda daha çok tek parça elbiseler mevcut. Aksesuar ve çanta konusunda da biraz klasikçiyim.

-Şehrin stresinden ve evin kalabalığından uzaklaşmak için neler yaparsınız, sizi en çok ne dinlendirir?

 

İki küçük çocukla evimizdeki çılgın trafikten tabiî ki zaman zaman yorulup bunalabiliyoruz. Böyle zamanlarda eşimle baş başa kısa tatil kaçamakları yapıyoruz. İnanılmaz doping oluyor bize, çok daha enerjik çok daha verimli dönmüş oluyoruz eve. Eğer tatile gidemezsek de mutlaka haftada bir gün baş başa yemek yeriz Berkle. Baş başa en keyif aldığımız şey ise yürüyüş yapmak ve tenis oynamak.

 

-Sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor musunuz?

 

Şuanda çocuklarım daha küçük olduğu için aktif olarak sadece Erken Doğan Bebekleri Yaşatma Derneği (ERDODER)’e üyeyim. Hayatı paylaşmak anlamında ulaşabildiğimiz her yerde insanlara elimizden geldiğince destek olmak için çalışmanın verdiği hazzın hiçbir şeyde olmadığını düşünüyorum.

 

Bence en kutsal şey, yardıma muhtaç olanlara yardım eli uzatmaktır. Ailemi ve kızlarımı ihmal etmeden elimden geldiğince diğer projelere de destek olmaya çalışıyorum.

 

-İleriye yönelik hedefleriniz ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

 

Geleceğe yönelik planlarımda iş hayatına atılmak ve iyi bir iş kadını olmak var. Güzel hayallerim var; fakat şuanda kızlarım daha çok küçük olduğu için biraz daha büyümelerini bekleyeceğim…

 

Birer cümle ile…

 

Başarı: Başarılı olmak için önce inanmak sonra mutlu olmak gerekir…
İmkansız: Bence imkansız diye bir şey yok. Her şey bizim elimizde.
Mutluluk: Sağlık ve ailemiz.
Öfke: Gelip geçici bir duygu.
Erdem: Bir insanda olması gereken en önemli şey.
Huzur: Ailem için olmazsa olmaz.
Aşk: Eşim Berk…
Sonsuzluk: Hayallerimiz

Yorumlar kapalı.