İşte dünyanın fantastik yüzü   

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Her şey bir yanılsamadan mı ibarettir? Yoksa gerçek, algıladığımız kadar mı vardır?”

Gerçeklik ile yanılsama arasında med-cezir yaşamaya hazır mısınız?

 

Dönüşü olmayan yer:

Deadvlei

 

Namib Çölü’nde, Namib-Naukluft Milli Parkı’nın yükselen kırmızı tepeleri arasında Sossusvlei olarak bilinen bir alan Deadvlei. Bu garip ve yabancı manzaranın oluşumunda ise başrol doğaya ait…

 

“Ölü bataklık”, dünyanın en büyük kum tepeleri arasında zaman içinde donmuş bir orman ve oluşumunun 1000 yıllık bir geçmişi var. Burası, Sossusvlei o Tsauchab Nehri ile beslenen bir coğrafya imiş zamanında. Sonraki yıllarda nehrin kuruması ile birlikte, toprakaltı kilinin yoğun ve kompakt bir tabaka halinde; geniş, düz ve tuz kaplı bir alana yayılması sonucu bu gerçeküstü bölge meydana gelmiş.

 

Sıcağın ve kuraklığın etkisi ile de eski zamanlarda yaşayan ağaçlar kurumuş, sertleşmiş ve 1000 yaşındaki siyah anıtlara dönüşmüş. “Place of no return” yani dönüşü olmayan yer olarak bilinen bu sürreal coğrafya; “The Fall”, “The Cell” ve “Steel Dawn” gibi filmlere de plato olmuş.

 

Çikolata tepeleri

 

Çikolata Tepeleri, Filipinler’de ki Bohol adasında bulunan oldukça sıra dışı, coğrafi bir oluşum. Burayı ilginç yapan şey ise 50 kilometrekarelik alana yayılmış olan yaklaşık 1268 adet koni şekilli tepe…

 

Eşsiz bir simetrik aynılık sunan ve bir ressamın tablosunu andıran bu tepelerin, yağışlı mevsimde yeşil otlarla kaplı olması, kurak mevsimde ise bu otların kahverengi bir hal alarak çikolata görünümü oluşturması ise bu bölgeye “Çikolata Tepeleri” ismini vermiş

 

Dünyanın en büyük aynası:

Salar de Uyuni

 

Bolivya topraklarında bulunan Salar de Uyuni,birçok prehistorik gölün dönüşümü sonucu oluşan “dünyanın en büyük tuz gölü” ve aynı zamanda dünyanın “en büyük aynası”…

 

Göl ile ayna kavramının nasıl bağdaştığına gelince; olağanüstü düz bir alana yayılmış olan bu göl, yağmur mevsiminde suyun etkisi ile dev bir yansıtıcı görevi üstlenip, bir anda dünyanın en büyük aynasına dönüşüyor. Yeryüzü ile gökyüzü arasındaki mesafeyi adeta yok eden ve üç boyutlu bir görünüm kazandıran Salar de Uyuni’nin tuzlu yüzeyi o denli yansıtıcı ki göl,  uydular tarafından sinyal yansıtmak için bile kullanılıyor.

 

Ou3gEtt

 

Gizemli bir şelale!

Underwater Waterfall

 

Mauritius, doğal güzellikleri ile turizm için biçilmiş bir kaftan. Deniz, kum, güneş… Ancak bu güzelliklerin çoğuna dünyanın farklı coğrafyalarında da rastlamak mümkün. Biri hariç… Mauritius’da havadan bakıldığında görenleri şaşkına çeviren, denizin ortasındaki dev şelale görüntüsü, dünyanın hiçbir yerinde yok.

 

Akıntılar aracılığıyla kum, Mauritius adası sahilinden sualtı boşluğuna doğru sürüklenerek bu muhteşem manzarayı oluşturuyor.

 

Yani, havadan bakıldığında su altında bir şelale varmış gibi görünen bölgenin sırrı, yalnızca bir göz yanılsamasından ibaret…

 

Tüten yer:

Kerlingarfjöll

 

Kerlingarfjöll dağ kümesi 70.000 300.000 yıllık bir geçmişe sahip. Buzul çağın son bölümünde bir volkanik patlama sırasında oluşan bu bölge, bulunduğu çevreden hem şekil hem renk hem de jeolojik özellikler bakımından oldukça farklı. Çünkü Kerlingarfjöll’de toprakların arasından buhar çıkıyor.

 

“Tüten yer” olarak adlandırılan bu coğrafya aktif volkanik bir alan; riyolit, tüf taşı, volkanik cam yönünden de oldukça zengin. Fakat turistik olarak onu farklılaştırarak tütme özelliğini veren şey, kükürt ile karışık emisyonların buhar oluşturması…

 

Kerlingarfjöll’ün; buzulları, akarsuları ve sert dağ havası nedeniyle bitki örtüsü de oldukça sıradışı. Sıcak kil, buhar, riyolit dağlar ve yoğun bulutlar ise bu eşsiz güzelliği tamamlıyor…

 

Yorumlar kapalı.