Sabancı Vakfı Kısa Film Ödülleri sahiplerini buldu…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sabancı Vakfı’nın “Kısa Film Uzun Etki” sloganıyla bu sene beşincisini düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu.

Sabancı Vakfı’nın “Kısa Film Uzun Etki” sloganıyla bu sene beşincisini düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu. “Değişen İklimler, Değişen Hayatlar” temasıyla bu yıl ilk kez online düzenlenen yarışmanın ödül töreni Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan’ın ev sahipliğinde ve Zeynep Atakan’ın sanat yönetmenliğinde gerçekleşti. Jüri üyeleri ve yarışmacıların online bağlandığı, pek çok sanatseverin Sabancı Vakfı YouTube hesabından takip ettiği canlı yayında ödüller sahiplerini buldu. “Cansuyu” filmiyle birinci olan Anıl Gök’ün ödülünü Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı açıklarken “Taze Süt” filmiyle ikinci olan Ömer Faruk Güler’in ödülünü Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ve “Tatile Gidiyoruz” filmiyle üçüncü olan Aral Ariel Goldenberg’in ödülünü yarışmanın Kanaat Önderi Tamara Kotevska açıkladı. Mansiyon ödüllerine layık görülen “Kimin Umurunda” filminin yönetmeni Yeliz Gürkan’ın ve “Hayır!” filminin yönetmeni Can Yeşiloğlu’nun ödülünü Sanat Yönetmeni Zeynep Atakan açıkladı. Ödül töreninde yaptığı konuşmada Kısa Film Yarışması’nın toplumsal meseleleri sanat yoluyla ele alma ve görünür kılma hedefiyle başlatıldığını belirten Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Her yıl farklı bir tema seçiyoruz ve bu temaları seçerken özellikle küresel olmasını önemsiyoruz. Geçen yılın teması ‘Dijital Yalnızlık’ olarak belirlenmişti. Filmlerde işlenen dijital yalnızlık teması pandemide gerçeğimiz oldu. Bu yılın teması ise yine uzun yıllar gündemde kalacağını öngördüğümüz ‘iklim değişikliği’… İnanıyorum ki; bu yıl da genç sinemacılar yaratıcılıkları ve öngörüleriyle büyük bir etki yaratacak ve herkesi harekete geçirecekler. COVID-19 pandemisi, dünyamızın küresel bir kriz karşısında ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Her yönüyle pandemiden çok daha derin sonuçlar doğuracak iklim krizinin, ne yazık ki aşısı yok. Ancak hepimizin ortak gayretiyle tedavisi mümkün. Bu tedavinin temelinde ise farkındalık oluşturmak var. Öncelikle şunu kabul etmeliyiz. İklim krizi yalnızca yarının konusu değil, bugünden etkilerini yaşadığımız, acil çözüm bekleyen bir mesele. Örneğin; Ocak ayı başlarında yalancı bir bahar yaşadık. Kar yağması beklenen bir mevsimde ağaçlar çiçek açtı, yeterli yağış alınamadı. Bu, çok hayati ve dikkate alınması gereken küresel bir sorun. Çözümü için biz de elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Bu konuda her geçen gün kendimizi daha da geliştirmekte kararlıyız. Ama yetmez biliyoruz, çok daha geniş kapsamlı projelere, bugünden yarını düşünerek öngörülü adımlar atmaya ihtiyacımız var. Bu anlamda, genç yönetmenlerin çektiği filmler, meselenin önemini bir kez daha gözler önüne serecek” dedi.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.