Tarihin yaşayan tanıkları: Klasik Otomobiller…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gerçek bir klasik otomobil tutkunu olan Tuna Arsay, “Klasik otomobiller aslında kendi dönemlerinin yaşayan tanıklarıdır. Bir filmde ya da bir romanda hep bir rolleri vardır. İşte bu dönemlere duyulan özlem, klasik otomobilere olan ilgiyi daima ayakta tutacaktır” diyor…

 

Klakson Rent A Classic’in oluşumu nasıl oldu? Bize hikayenizi anlatır mısınız?

 

Klasik otomobil sadece bir otomobil değil, aslında bir yaşam tarzının çok güçlü bir öğesidir. Sadece hobi denemez mesela, işin içine girdiğinizde her anlamda donanımlı olmanız lazım. Ben de çok yıllarımı hobinin ötesinde bu işe ayırdım. Çok gezdim, gördüm, okudum, araştırdım, takip ettim. Bu hobinin sevdirilmesi, anlaşılması için çok farklı platformlarda çalışmalar yaptım. Klasik Otomobil Kulübünde iki dönem Genel Sekreterlik, Antika Otomobil Federasyonu’nda halen devam eden Yönetim Kurulu üyeliği, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği üyeliği gibi… İşte tüm bunların sonucunda; bu yaşam tarzını daha geniş kitlelere sevdirmek ve yaşatmak için ne yapabilirm diye düşündüğümde, bu iş modeli geldi aklıma… Yani müzemizdeki klasik otomobillerin kiralanması fikri. Tabii kolay olmadı bu fikri olgunlaştırmak, marka tanımına ulaştırmak… Önce çocuğumuz gibi gördüğümüz araçlarla gönül bağımızı bu anlamda yeniden tanımlamamız gerekti… Yani bu dünden bugüne bir girişim hikayesi değil, uzun yıllara dayanan bir emek ve birikimdir.

 

– Erkeklerin egemen olduğu böyle bir sektörde ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

 

Öncelikli olarak, bu konudaki altyapıma ve en önemlisi profesyonel ekibime güvendim. Tüm bunlara inanamasaydım zor olabilirdi. Ama gerçek anlamda kendime özgü bir tarzı iş modeli olarak oturmaya çalışıyorum. Bu sadece bir otomobil kiralama servisi değil. Bu bir yaşam tarzının yaşatılması, anılarda güzel anlar oluşturma sorumluluğu gibi anlamları olan bir iş benim için… O yüzden de bakımı, hizmet kalitesi, hizmet çeşitlilği ve müşterimize verdiğimiz güvenin devamlılığı herşeyden önemli… Kadın olmak avantaj belki de, çünkü bizler otomobili sadece mekanik bir tanımda değil, daha fazla duyguda görüyoruz. Bu da müşteri ilişkilerinde markanın tanımında fark yaratmama sebep oluyor.

 

klakson (116)

 

– Böyle bir koleksiyonu korumak mı yoksa böyle bir koleksiyona sahip olmak mı daha  pahalı? Karşınıza çıkan masraflarla nasıl baş ediyorsunuz?

 

Bu klasiğinizi hangi durumda aldığınızla çok bağlantılı bir şeydir. Çünkü bir koleksiyoner önüne gelen her otomobili almaz. Tıpkı bir avcı gibi iz sürer, takip eder, gözlem yapar, doğru otomobili bulduğunu anladığı anda sahip olmak için harekete geçer. Şayet sahip olunan otomobil kondisyon olarak iyi durumda ise onu korumak masrafsız ve kolaydır. Ben otomobillerimi bu titizlikle aldığım için korumak o kadar pahallı olmuyor.

 

– Böylesine güzel bir koleksiyona sahipsiniz, peki sizin için en fazla anlamı taşıyan hangisi?

 

Her klasik otomobil başlı başına bir hikaye ve içinde barındırdığı tüm yaşanmışlıklarıyla bir yaşam sürecidir. hiçbirini birbirinden ayıramam, fakat Amerikan Otomobillerine her zaman daha çok saygı duymuşumdur. Bu belki haşmetlerinden, belki de özellikle 50’li yılların Amerikan otomobillerini görsel olarak çok kutsal bulduğum ve aile kavramını temsil ettiğini düşündüğüm için olabilir.

 

– Tuna Hanım, bu tarz bir sektörün içindeyken, günlük hayatınızda nasıl bir otomobil kullanmayı tercih ediyorsunuz?

 

Mümkün olduğunca klasik otomobil kullanmayı tercih ediyorum. Tabii bu biraz da gideceğim yere bağlı. Bazı yerlerde park sorunu var, bu nedenle genellikle otoparkı olan yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Günlük kullanım içinse bir Volkswagen Beetle çok uygun oluyor, küçük ve sorunsuz.

 

– Günümüzde klasik arabalara olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Türkiye’de ve dünyada klasik otomobillere ilgi gün geçtikçe artıyor. Kurulan Antika Otomobil Federasyonu ve onun çatısı altındaki pek çok klasik otomobil kulübü ve dernekleri bunun en büyük göstergesi. Nedenini ise yeni nesil otomobillerdeki  estetik ve duygusal yoksunluk olarak özetleyebilirim. Ayrıca bu işe gönül veren ya da bir kez orijinal klasik bir otomobil kullanan, sahne tozu yutanlar gibi bir daha vazgeçemiyorlar. Hatta yeni jenerasyon daha da düşkün. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu otomobillerle kurulan duygusal bağ bambaşkadır. Hep dediğim gibi, klasik otomobiller aslında kendi dönemlerinin yaşayan tanıkları… Bir filmde, bir romanda hep bir rolleri vardır… Ve bu dönemlere duyulan özlem klasik otomobilere olan ilgiyi hep ayakta tutacaktır…

 

Tuna Arsay_1013_edit

 

Kısaca TUNA ARSAY

 

1972 İstanbul doğumlu olan Tuna Arsay, İlk, orta ve lise eğitimini Erenköy İlk Okulu ve Erenköy Kız Lisesi’nde tamamlamıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Reklam ve Halkla İlişkiler okumuştur. Çocukluk yıllarında Galatasaray Spor Kulübü’nde lisanslı olarak yüzme sporu yapan Tuna Arsay, 20 yıldır Klasik otomobil hobisi ile ilgilenmektedir. Klasik Otomobil Kulübünün iki dönem genel sekreterliğini yapmıştır. Halen Antika Otomobil Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini, Klasik Otomobil Kulübü üyeliğini, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği ve Volkswagen Kaplumbağa Derneği üyeliğini devam ettirmektedir.

 

Türkiye Genelinde Klasik Otomobil Kulübü aracılığı ile pek çok sosyal sorumluluk projesinde yer alan Tuna Arsay, 2015 Yılında Klasik Otomobil sevgisi ve deneyimini “Ulaşılabilir Lüks” ilkesi ile kitlelerle paylaşmak adına, Klakson Rent A Classic şirketini kurmuştur. Ata ve Deniz isminde iki çocuk annesidir.

Yorumlar kapalı.