Yeryüzü Cennetleri

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Güzelliğini, dinginliğini, büyülü atmosferini kelimelerin ifade edemediği, doğal güzelliğin eşsiz temsilcileri…

Bled, Bibury, Colmar ve Dinant… Yeşil ve mavinin büyülü güzelliğine doyacaksınız!

 

 Bled

 

“Yeşil Cennet” olarak adlandırılan Bled, Slovenya’nın doğal güzelliğinin en güzel temsilcisi…

 

Buz devrine ait Bled Gölü ile ünlü olan bu kasaba, gölün yaratmış olduğu muhteşem panorama ve ılıman iklimi sayesinde büyük bir turizm cazibe merkezi haline gelmiş.

 

Göl, buz mavisi sularında birçok minik ada barındırıyor. Bu adalardan birinin üzerine inşa edilmiş barok kilise tüm görkemi ile inanması güç bir manzara sunuyor, ziyaretçilerine.

 

Arınmak isteyen ve iyi şans dilemek isteyenlerin uğrak bölgesi olan kiliseye Pletna olarak adlandırılan geleneksel bir bot ile ulaşılıyor.

 

Tüm dünyanın ilgi odağı olan Bled, yılın hemen hemen her ayı aristokrat misafirler tarafından ziyaret ediliyor. Bu yönüyle buraya kongre merkezi desek hiç de yanlış bir tabir olmaz.

 

Golf, balıkçılık, binicilik ve dağcılık ise Bled kasabasında yapabileceğiniz başlıca etkinlikler… “kremsnita” ise Bled’in en ünlü lezzeti…

 

Bibury

 

 

İngiltere’nin batısındaki dağlık River Coln’da kurulmuş olan Bibury kasabası, 14.yy’da inşa edilmiş sepya renkli taş evleri ve şehri ortadan ikiye ayıran Coln Nehri ile ünlü.

 

İngiltere’nin en güzel köyü olarak bilinen Bibury oldukça farklı bir doğaya ve mimariye sahip. Özellikle kasabanın sembolü haline gelen taş evlerin tarihi bir hayli eski. Bu evler, yün deposu olarak 1380 yılında inşa edilmiş ve 17. yüzyılda dokumacılar bu depoları evlere dönüştürmüş.

 

Dünyanın en güzel aşk kasabalarından biri olan ve bu yönüyle fotoğraf tutkunlarının da uğrak yeri olan kasaba, uçsuz bucaksız yeşil çayırların arasındaki şirin sokaklarını ve birbirinden renkli sarmaşıkların sardığı duvarlarını Coln nehri ile tamamlamış…

 

St. Mary Kilisesi ve 1902′den beri işlevini sürdüren alabalık çiftliği ise köyde görülmesi gereken yerlerden en önemlileri. Eğer rafine bir hayat peşindeyseniz Bibury’i gezi rotanıza kesinlikle eklemelisiniz…

 

colmar (1)

 

Colmar

 

Fransa’nın Alsace eyaletinde bulunan Colmar, o denli fantastik ki buraya masalların diyarı desek inanın hiç de abartmış olmayız…

 

Burada kendinizi bir cennetin, bir hayali şehrin içerisinde bulacaksınız; bazen Fransa’da bazen Venedik’te bazen de New York’ta olduğunuzu hissedeceksiniz.

 

Colmar, tarih boyunca birçok savaşa ve işgale ev sahipliği yapmış ancak masalsı görüntüsünden hiçbir şey kaybetmemiş. Bu yönüyle bir mucize diyebiliriz burası için.

 

Tarihi 9 yüzyıla dayanan kasaba, gündüz evlerinin rengiyle göz kamaştırırken, geceleri ise ışıl ışıl sokaklarıyla sizi adeta büyüleyen tarihi bir miras.

 

Modern dünyanın aksine özgün yapısından hiçbir şey kaybetmemiş olması Colmar’ın en önemli özelliği. Burada yeme içme ve moda kavramları hariç her şeyin özgün yapısı korunuyor. Bu nedenle turistlerin de ilgi odağı…

 

Mimari yapılar ve müzeler burada görülmesi gereken yerler arasında. Özellikle şu an müze olarak kullanılan New York Özgürlük Anıtı’nın sahibi ünlü sanatçı Frederic Auguste Bartholdi’nin doğduğu evi mutlaka görmelisiniz.

 

Yaklaşık 170 kilometre olan meşhur şarap yolunda yürüyüş yapmak ise farklı bir deneyim olacaktır.

 

Colmar’da Petite Venise yani Türkçe anlamıyla Küçük Venedik denilen bir bölüm dahi bulunuyor. Bu bölgenin evlerine kanallardan ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca gondolla gezinti yapmanızda mümkün.

 

dinant2

 

Dinant

 

Dinant, Belçika’nın doğal güzellikleriyle dillere destan Ardenler bölgesinde yer alıyor. Yüzyıllar boyu konumu nedeniyle uğruna savaşılan bir yer olan kasabaya doğal güzelliğinin yanı sıra gotik mimarisi de hayat vermiş diyebiliriz. Zira şehre tüm görkemiyle hakim olan Notre-Dame Kilisesi bu gösterişli mimari akımın en güzel örneği…

 

1227 yılında inşa edilen bu kilisenin hemen arkasındaki kaya bloktan yükselen kale de burada mutlaka görmeniz gereken yerler arasında. Tam 408 merdivenle çıkılan kale Dinant’ı adeta ayaklarınızın altına seriyor… Ayrıca burada yalnızca manzara değil, tarih de var. Kalenin içinde geçmişteki savaşlardan kalma birçok eseri görmeniz mümkün.

 

Anden’lerin doğal güzelliklerini ve kıyı şeridindeki evleri tekne turu esnasında da zevkle keşfedebilirsiniz. Kanonun buranın en meşhur etkinliği olduğunu da belirtelim. Unutmadan, Dinant’ın yüzyıllık bir kurabiye geleneği var ve baskılı kurabiyeleri son derece meşhur. Özelliği ne diyecek olursanız; şeker ilavesiz bal ile tatlandırılıyor olması…

 

Taş evleri

 

19.yy’da yaşamış sanatçı, yazar William Morris’in ‘’İngiltere’nin en güzel kasabası’’ diye adlandırdığı Bibury romantik bir tatil arayanlar için eşsiz bir alternatif oluyor.

 

Aslında bu harika köy,  gözünüze tanıdık bile geliyor olabilir.Çünkü Bridget Jones’un Günlüğü, Stardust gibi filmlere plato olan bu köy, dekorlarında yardımcı olmuş.

 

Bu köyü görmek için her zorluğa değer!

 

Yorumlar kapalı.