Alternatif Bank ve Commercial Bank of Qatar, Türk şirketlerinin Körfez pazarlarında finansmana erişimini ve yatırım fırsatlarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Alternatif Bank ve ana hissedarı Commercial Bank of Qatar, Türk iş dünyasının Körfez ülkelerindeki finansman, yatırım ve büyüme fırsatlarına erişimini güçlendirmek amacıyla stratejik bir buluşmaya imza attı. DEİK desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon, Türkiye ile Körfez arasında gelişen ekonomik ilişkilerin bankacılık ve sermaye boyutunu gündeme taşıdı.
Türkiye’nin üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli, Körfez ülkelerinin yatırım gücüyle yeni bir ekonomik iş birliği alanı oluşturuyor. Bu süreçte Alternatif Bank, ana hissedarı Commercial Bank of Qatar’ın (CBQ) bölgesel finans ağı üzerinden Türk şirketlerinin uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerine destek vermeyi amaçlıyor.
Alternatif Bank ve Commercial Bank of Qatar tarafından, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) desteğiyle İstanbul’da düzenlenen “Sınırların Ötesinde” buluşması, Türkiye ile Körfez arasındaki ticari ilişkilerin finansal boyutuna odaklandı.
Etkinlikte Türk şirketlerinin bölgesel pazarlara erişimi, yatırım fırsatları, dış ticaret finansmanı ve sınır ötesi bankacılık çözümleri değerlendirildi.
Dört ülkeye uzanan finansal güç
Alternatif Bank’ın Türkiye pazarındaki konumu, Commercial Bank of Qatar’ın bölgesel iştirak ve ortaklık ağıyla birleşerek şirketler açısından önemli bir finansal erişim imkânı sunuyor.
CBQ’nun National Bank of Oman’daki yüzde 35,89 ve United Arab Bank’taki yüzde 39,99 oranındaki payları, grubun Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne uzanan bankacılık bağlantılarını güçlendiriyor.
Bu yapı, Türk şirketlerinin yalnızca yeni pazarlara ulaşmasına değil, bölgedeki finans kuruluşlarıyla doğrudan bağlantı kurmasına ve uluslararası ticaret süreçlerinde ihtiyaç duydukları finansal çözümlere erişmesine de katkı sağlamayı hedefliyor.
Körfez sermayesi ile Türk üretim gücü buluşuyor
Alternatif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Omar Hussain Alfardan, Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkilerin geleneksel ticaretin ötesine geçebilecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin üretim ve girişimcilik kapasitesiyle Körfez ülkelerinin yatırım gücünün birbirini tamamladığını belirten Alfardan, uzun vadeli ortaklıkların ve karşılıklı yatırımların geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak değerlendirdi.
Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss da Türkiye’nin Körfez açısından önemli bir ticaret ve yatırım ortağı olduğunu vurguladı. Moss’un değerlendirmelerinde, grup bünyesindeki bölgesel bankacılık bağlantılarının Türk şirketlerinin finansmana erişimi ve uluslararası büyüme hedefleri açısından taşıdığı önem öne çıktı.
Ozan Kırmızı: Hedefimiz güçlü bir finansal köprü oluşturmak
Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ise bankanın Türkiye’deki kurumsal bankacılık deneyimini Körfez’deki finansal bağlantılarla birleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Kırmızı’nın açıklamalarında, Türk şirketlerinin yeni pazarlara giriş süreçlerinde finansmana erişimin yanı sıra doğru iş ortaklarıyla buluşmasının da kritik olduğu mesajı öne çıktı.
Alternatif Bank, bu yaklaşım doğrultusunda Türk şirketlerinin Körfez ülkelerindeki ticaret ve yatırım faaliyetlerinde uzun vadeli bir finansal çözüm ortağı olmayı amaçlıyor.
Ticari diplomaside yeni iş birliği alanları
DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum da Türkiye ile Katar arasında gelişen ekonomik ilişkilerin daha fazla yatırım ve somut ticari ortaklığa dönüştürülmesi gerektiğine işaret etti.
Altunkum’a göre Körfez pazarlarında sürdürülebilir büyümenin temelinde yalnızca yatırım fırsatları değil, finansmana erişim, güvenilir iş ortaklıkları ve yerel pazar dinamiklerinin doğru değerlendirilmesi bulunuyor.
Etkinlikte Prof. Dr. Hakan Kara ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han’ın ekonomik görünüm ve jeopolitik gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri de iş dünyasının bölgesel yatırım kararlarına farklı perspektifler sundu.
Finansal erişim, bölgesel ortaklıklar ve ticari diplomasi ekseninde şekillenen bu buluşma, Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğinde bankacılık sektörünün üstlenebileceği stratejik rolü bir kez daha ortaya koydu.

