Bu ayki konuğum; Chocolate Puma!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

20 yıla yayılan bir kariyer ve sayısız remix ile elektronik müzikte göz ardı edilemez bir ikili olan Chocolate Puma, özel bir söyleşiyle bu ayki konuğum oldu.

 

Sevgili müzikseverler, dergimizin önceki sayısında sayfamda duyurduğum “King’s Day” organizasyonu 26 Nisan gecesi The Hall İstanbul’da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Dj’liğini yaptığım bu özel gecede dünyaca ünlü DJ ikili Chocolate Puma da muhteşem bir performans sergiledi. Bu eşsiz performans öncesinde, Chocolate Puma ile çok özel bir de söyleşi gerçekleştirdim. İşte o söyleşi…

 

-Dj’liğe nasıl başladınız? Birlikte çalışmaya nasıl karar verdiniz?

 

Rene: Bu çok uzun zaman önce oldu. Gaston ile tanışmadan önce de DJ’lik yapıyordum. O zamanlar farklıydı.

 

Gaston: O zamanlar barmenler Dj’lerden yüksekteydi.

 

Rene: Ben o zamanlar DJ’lik yaparken 22.00’den sabah 05.00’a kadar çalışıp sonrasında da dans pistini süpürüyordum. Sanırım 10 yıl önce birlikte Chocolate Puma olarak Dj’lik yapmaya karar verdik. Ancak o zamanki müzikten çok hoşlanmıyorduk ve yalnızca kendi parçalarımızı çalıyorduk. Bu şimdi biraz değişti, çünkü artık çaldığımız parçaların %60’ını kendi parçalarımız, %40’ını da başkalarının parçaları oluşturuyor.

 

Gaston: Dj’liğe başlamadan önce de prodüksiyon yapıyorduk. Ben Dj’liğe 16 yaşında okuldayken başladım. Okul partileri düzenleniyordu. House çalmaya başladım, kimsenin hoşuna gitmedi ve öğretmenler beni okuldan attı. Ancak ben bu müziği gerçekten sevdim.

 

Rene: Okuldan atıldı ve şimdi de bir DJ oldu.

 

– Dj’liğin yanı sıra, prodüksiyon da yaptığınızı biliyoruz. Prodüksiyona başlamadan önce ne hayal ediyorsunuz? Yaratım süreciniz nasıl işliyor?

 

Gaston: Hem Dj’lik hem de prodüktörlük yapıyoruz. Bazen stüdyoya girmeden önce aklımıza güzel bir fikir geliyor. Bazen de gecenin bir yarısı uyanıp stüdyoya giriyoruz. Çoğu zaman da ne yaptığımızın farkında olmuyoruz. Prodüksiyon ve albüm yapma konusunda oldukça tecrübeliyiz; ancak çoğunlukla stüdyoya gidip akışına bırakıyoruz. Ortaya güzel bir şey çıktığında da albüm olarak yayınlıyoruz.

 

Rene: Benim aklıma fikirler genellikle duştayken geliyor.

 

– Yeni donanımları ve yazılımları takip ediyor musunuz yoksa prodüksiyonları daha önceden kullandığınız ekipmanlarla mı yapıyorsunuz?

 

Rene: Son trendleri takip etmeyi seviyoruz. Donanım açısından değil de daha çok yazılım açısından. Eskiden farklı donanımlar vardı, ancak şimdi her şeyi bir bilgisayardan yapıyoruz. Bu yeniliklere ulaşmak için daha kolay bir yol. Tek bir plug-in alarak milyonlarca kez kullanabilirsiniz. Tüm bu ekipmanların olmadığı bir dönemden geliyoruz ve şu anda tüm yeni ekipmanları takip edebiliyoruz. Bu gerçekten heyecan verici.

 

– Sizce müzik 80’li yıllardan bu yana ne şekilde değişim gösterdi?

 

Rene: Elektronik müzik 80’li yıllarda, “80’ler” adıyla başladı. Sonrasında house müzik geldi.

 

Gaston: Aslında aynı ama farklı gibi geliyor.

 

– Biliyorsunuz, 3 hafta önce efsanevi Frankie Knuckles’ı kaybettik. Müziği, kariyeri ve onunla ilgili hislerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Gaston: Öncülerden biriydi. Kendisini tanıyoruz. Çok erken yaşta vefat etti. 59 yaşındaydı sanırım. Elbette hem O’nun için hem de ailesi ve arkadaşları için üzgünüz. Ölümünden günler önce hala DJ’lik yapıyordu. Bu yüzden ona olan saygımız çok büyük.

 

– “Step Back” adlı yeni bir single parçanız var. Radyo popülerliği açısından da oldukça şanslı bir parça. Prodüksiyonlarınızın tanıtımını nasıl yapıyorsunuz?

 

Gaston: Mixmash Records müziğin tanıtımı için çok emek verdi. Sosyal medya ve benzeri tanıtım alanlarında çok emek verdiler. Biz de sosyal medyada ve web sitemizde aynı şeyi yapıyoruz. Gelecek ay küçük bir Amerika turumuz olacak.

 

Rene: Ne yaptığını bilen insanlarla çalıştığımız için mutluyuz. Sonuçta bizim işimiz tanıtım değil, müzik yapmak…

 

– Yeni prodüktörlere yol gösterecek önerileriniz var mı? Prodüksiyonları için doğru isimleri nasıl bulabilir ve onlarla nasıl iletişime geçebilirler?

 

Rene: Defected oldukça fazla demo kabul ediyor. House müzik yapıyorsanız ve Defected’a uyacağını düşünüyorsanız, oraya gönderin. Müziğinizi plak şirketine uygun hale getirmeye çalışın. Bu önerebileceğim şeylerden biri. Öylesine birilerine yollamayın.

 

– Sürekli seyahat ediyorsunuz. Peki bir günde maksimum ne kadar performans sergiliyorsunuz?

 

Gaston: Birkaç hafta önce 4 performansta bulunduk. Normalde bir gecede 4 performansınız varsa ve bu performanslarınız farklı mekanlardaysa durum oldukça zor oluyor. Ancak bu durum Miami’de daha kolay, çünkü her yer birbirine yakın. Öğlen bir yerde çalmaya başlıyorsunuz. Sonrasında bir havuz partisinde ve onun ardından terasta bir partiye gidiyorsunuz. Gece de bir clubda çalmaya devam ediyorsunuz.

 

– Performanslarınızı sergilerken genellikle hareketli olduğunuzu görüyorum. Performanstan önce fiziksel ve psikolojik olarak nasıl besleniyorsunuz, ne yiyorsunuz?

 

Rene: Birayla besliyorum. Biranın her çeşidini severim.

 

Gaston: Benim için daha farklı. Sağlıklı besleniyorum. Meyve ve su tüketiyorum.

 

– Türkiye’de çok kez bulundunuz. Türkiye açısından sizce house müzik hala aynı noktada mı, yoksa gelişim gösteriyor mu? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

Gaston: Genel olarak baktığımızda, dünyada house müziğin geri geldiğini görüyoruz.

 

– Son olarak, hayattaki mottonuz nedir?

 

Rene: Sağlıklı beslenin ve hayattan zevk alın. Dj’lik ve müzik eğlenmek, güzel vakit geçirmektir.

 

Gaston: Ayrıca kendine karşı dürüst olmak… Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yapmak…

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.