DJ SEZER UYSAL: İlham kaynağım, yaşadığım olaylar ve tecrübelerdir!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Benim ilham kaynağım, yaşadığım olaylar ve tecrübelerdir!” diyen ve yaptığı işin hakkını sonuna kadar veren sevgili Dj arkadaşım Sezer Uysal bu ayki konuğum oldu.

 

– Kısaca seni tanıyabilir miyiz?

25.01.1987 Bursa doğumluyum. Uludağ Üniversitesi’nde Fransızca öğretmenliği okuyorum. Enerji dolu ve pozitif bir insanım.

 

– DJ’liğe ilk adımın nasıl ve ne zaman oldu? Dj’lik mesleğini profesyonel olarak devam ettirme kararını almandaki etmenleri okuyucularımızla paylaşır mısın?

 

Lise yıllarımda elektronik müzik dinlemeye başlamıştım; fakat dj’liğe fazla merakım yoktu. 2004 senesinde arkadaşımın açmış olduğu kulüpte, kendisine asistanlık yapma daveti üzerine başladım. Sonrasında turntable, cd player ve mixer ile çok vakit geçirmeye başlayınca, kendimi 3 ay sonra resident olarak performans sergilerken buldum. Profesyonel olarak başlamamdaki sebepler, tamamen müzik aşığı bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Başlarken hiçbir zaman ciddi bir iş olarak bakmadım ama sonrasında prodüksiyon ile birleştirdiğimde güzel şeylerin olacağına inandım ve devam ettim.

 

– Uluslararası platformda dünyanın birçok yerinde performanslar sergiliyorsun. Uluslararası kariyer serüvenin nasıl başladı? Bu anlamda yer aldığın organizasyonlarla ilgili neler söylemek istersin?

 

Uluslararası kariyerim, kendi parçalarımı üretmem ile başladı. Yaptığım parçalar dünyaca ünlü şirketlerden satışa çıktı ve bunlar Beatport ve Juno gibi sitelerde top 10’a yükselince, bütün dikkatleri üzerime topladım. Sonrasında gelen menajerlik teklifleriyle beraber, dünyadaki birçok festival ve kulüpte sahne aldım. Bu organizasyonlarda yer almak beni gerçekten çok gururlandırdı. Binlerce insana kendi parçalarınızı çalmak inanılmaz bir duygu.

 

– Elektronik dans müziği hakkında ne düşünüyorsun? Hangi tür müziği ve sound’ları kendine daha yakın buluyorsun?

 

Elektronik müzik çok geniş bir yelpazedir. Bir kültürdür. Anlamak için de iyi bir dinleyici olmak gerekli. Kesinlikle tek bir tarza bağlı kalmayı tercih etmem. Genelde müzik yaparken ve dinlerken, daha çok melankolik, depresif (galiba acı çekmeyi seviyorum), aynı zamanda da dans ettiren sound’ları kendime yakın buluyorum. Deep house, techno, melodic techno ve progressive en sevdiğim tarzlardır…

 

– Peki, elektronik müzik prodüksiyonuna nasıl başladın? Bu noktada müzik prodüksiyonluğuna başlamak isteyen dj arkadaşlara neler söylemek istersin? Bu konudaki tavsiyelerini öğrenebilir miyiz?

 

Dj’lige başladıktan hemen sonra, çaldığımız parçaların nasıl yapıldığına merak sardım ve forumları araştırarak hangi programı kullanmam ve nelere sahip olmam gerektiğini öğrendim. Sonrasında kendi çabalarımla ilerlemeye başladım.

 

Bu noktada yeni başlayacak arkadaşlara öncelikle program eğitimi, ardından nota eğitimi gibi temel konuları öğrenmelerini tavsiye ederim. Tabii en büyük tavsiyem, azimli ve sabırlı olmalarıdır. Piyasadaki büyük prodüktörler bile 1 senede oldukları yere gelmemişlerdir. Belli bir süreçten geçerek şu anki durumlarına ulaşmışlardır. Bu duruma ben de dahilim…

 

– Uluslararası platformda bir albümün çıktı. Bu konudaki düşüncelerini bizimle paylaşır mısın? Bu projeyi ne kadar zamanda tamamladın?

 

Bu benim ilk albümüm olduğu için çok mutlu ve heyecanlıyım. Aslında albüm yapmak gibi bir planım yoktu, parçaları yapmaya başladım ve fark ettim ki hepsinin ortak bir atmosferi, hikayesi olmaya başladı. Ve ben de hepsini bir araya toplayıp albüm yapmaya karar verdim. Bütün parçaları 3 ay içinde, 2 haftada 1 parça yaparak tamamladım.

 

– Bu projeyi yaparken ilham aldığın şeyler oldu mu?

 

Benim ilham kaynağım, yaşadığım olaylar ve tecrübelerdir. Bunlardan esinlenerek o an ne hissediyorsam onu melodilere döktüm. Ayrılıklar, sevgiler, mutluluklar, hayata dair yaşanan her şey…

 

– Türkiye’de ve dünyada örnek aldığın isimler var mı?

 

Türkiye’de maalesef yok. Fakat dünyada bir çok isim var. Bunlardan bazıları Max Cooper, Oliver Huntemann, Booka Shade ve Sasha’dır.

 

– Bundan sonra neler yapacaksın? Planlarından bahseder misin?

 

Mini bir albüm turu yapacağım. Sonrasında yeni yaptığım parçalar ve remix’ler büyük plak şirketlerinin etiketleriyle sizlerin beğenisine sunulacak. Bunların başında, Suara ve Hope Recordings geliyor. Ayrıca Almanya, Rusya, Tayland ve daha birçok yerde performanslarım devam edecek…

Yorumlar kapalı.