Dost sandığımız düşman; Mükemmeliyetçilik

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kişiler genellikle mükemmeliyetçilik davranışının kendilerine zarar verdiklerini fark edemezler. Mükemmel olma isteklerinin kendilerine sevgi, saygı ve takdir kazandıracağını zannederler. Fakat tam tersi olur, bu yöntem başarı sağlasa bile kişiyi saygı ve takdir görme duygusundan mahrum bırakır!..

 

Mükemmeliyetçilik, çoğu zaman elinden geleni yapmakla karıştırılır. Halbuki sağlıklı bir şekilde elinden geleni yapmakla mükemmeliyetçilik arasında büyük bir fark vardır. Sağlıklı şekilde elinden geleni yapmaya çalışan kişi başarıya ve hedeflerine ulaşmak için gösterdiği çabadan büyük bir zevk alır; fakat mükemmeliyetçi kişi hata yapmamak için yaptığı şeyden sürekli olarak kuşku duyar ve endişe eder.

 

Mükemmeliyetçilik kusursuzu arama çabasıdır!

 

Kusursuzu arama çabasıdır mükemmeliyetçilik. Kusursuzu aramak, hata yapmamak ve ideale ulaşma çabasıdır. Mükemmeliyetçi kişilerin hedefleri yüksektir ve bunu gerçekleştirmek için çaba sarf ederler. İş yaşamlarında çok çalıştıkları için fazla sorumluluk yüklenirler. Kendilerine ve ailelerine daha az zaman ayırmaya başlar ve bu da aile içi problemlere, aşırı yorgunluğa sebebiyet verir. Kişi en küçük eleştiriyi kafasına takabilir, başarısızlığa uğradığı zamansa büyük hayal kırıklığına uğrar ve depresyona girmesine neden olur.

 

Çocuk, ailenin mükemmeliyetçi davranışını model alabiliyor!

 

Ebeveynin mükemmeliyetçi yaklaşımı, çocuğun da bu davranışı benimsemesinde büyük etkendir. Anne babadan birisinin mükemmeliyetçi tutumu model almasına neden olabilir.

 

Aşırı koruyucu ve baskıcı ailelerde çocuk, eleştirilmemek adına mükemmeliyetçi bir tutum geliştirebilir. Ebeveynleri tarafından sürekli eleştirilen, eksiklikleri söylenen çocuk yetersizlik duygularını aşabilmek için anne babanın istediği kusursuz olma çabasına farkında olmadan girer.

 

Ya hep ya hiç!

 

Aslında tam tersi gibi görünse de mükemmeliyetçilerin işleri erteleme ve tam zamanında bitirememe gibi sorunları vardır. Mükemmeliyetçiler “Ya hep ya hiç” tarzı düşünce eğilime sahiptir; yani iki aşırı ucun ortası yoktur. Onlar olayları “İyi ya da kötü”, “Mükemmel ya da berbat” olarak görürler. Mükemmeliyetçi, yaptığı işin en iyisini yapmak ister. Eğer mükemmel şekilde yapamayacağına inanıyorsa hiç başlamamayı tercih eder.

 

Mükemmeliyetçiler “Mükemmeli yakalayana kadar deneyeceğim!” düşüncesiyle hareket ettikleri için; depresyon, obsesyon, sosyal kaygı gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirler. Bu rahatsızlıklar onlar için başarıya giden yolda engeller oluşturur.

 

Zincirlerini kır!

 

Mükemmellikle baş etmek oldukça zordur. Öncelikle mükemmel olmadığımızı fark etmemiz lazım. Farkındalık ve iç görü geliştirmek bir şeyleri değiştirmede öncelikli etkendir.

 

Bunun yanı sıra mükemmeliyetçi kişiler “Ya hep ya hiç” şeklindeki düşünce tarzlarının farkına varmalı, alışkın olduğu eleştirel düşüncelerin yerine daha gerçekçi ve mantıklı düşünceler koymayı öğrenmelidir.

 

Kişi yaptıkları için değil, kendi olduğu için değerli ve önemli olduğunu her daim kendine hatırlatmalıdır. Eğer ki kişi bununla tek başına mücadele etmekte zorlanırsa mutlaka psikolojik destek almalıdır.

 

 

Yorumlar kapalı.