Dünyanın en büyük tematik akvaryumu; İstanbul Akvaryum…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İSTANBUL AKVARYUM

2011 yılında açılan ve dünyanın en büyük tematik akvaryumu unvanına sahip olan İstanbul Akvaryum, binlerce çeşit canlı türüyle ziyaretçilerini bekliyor…

 

Muhteşem konsepti ve birbirinden farklı 16 tematik alanı ile ‘dünyanın en büyük tematik akvaryumu’ olan İstanbul Akvaryum’u Genel Koordinatörü Dilek Çapanoğlu’ndan dinliyoruz…

 

– Röportajımıza kısaca sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

İstanbul Akvaryum’un Genel Koordinatörüyüm. 7 yıldır bu projenin içindeyim. İstanbul Akvarum’un proje aşamasında görev almanın yanı sıra yönetim bölümünde görev yapıyorum.

 

– İstanbul Akvaryum’un kurulum ve gelişim süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?

İstanbul Akvaryum, 2011 Haziran ayında ziyaretçilere kapılarını açtı. Akvaryumun kurulum süreci bizim için çok detaylı ve uzun bir süreç oldu. Son teknolojiyle yapılmış dünyanın en büyük tematik akvaryumu unvanını taşıyan bu dev projenin iç dekorasyonu, canlıların ithalatı gibi aşamalar yaklaşık olarak 36 aylık bir zamanda tamamlandı. 22 bin metrekare büyüklüğe, 6.800 metreküp su kapasitesine, 1.2 kilometrelik gezi parkuruna ve 1.000 metrekarelik büyüklüğüyle rakipleri içerisindeki en büyük Yağmur Ormanı alanına sahip İstanbul Akvaryum, konsepti ve birbirinden farklı 16 tematik alanı ile dünyanın en büyük tematik akvaryumu olma özelliğine sahip. İstanbul Akvaryum, dünya çapında temalandırma anlamında rakiplerinden farklılaşıyor. İstanbul Akvaryum, birçok danışmanın ortak ürünü olan ve Madame Tussauds balmumu heykelleri sergisi, Testere 4 filminin seti, Dubai’deki Emirates Mall’da yer alan kayak alanını (Ski Dubai) yapan dünyaca ünlü “Paragon” firması tarafından uygulanan bir konsepte sahip. Ziyaretçilerin coğrafi bir rotayı takip ederek Karadeniz ile başlayan ve Pasifik’e kadar uzanan bir yolculuk yapabildiği İstanbul Akvaryum’daki alanların temalandırmasında o alanın kültürel, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler yer alıyor. İstanbul Akvaryum’da alanların ses ve ışıklandırma sistemleri de bu temalandırmaya uygun olarak dizayn edildi. Böylece ziyaretçilerine hem irili ufaklı 64 adet tankı ve içindeki binlerce çeşit canlıyı görme fırsatı sunan, hem de birçok sürprizi bulunduran bu sualtı dünyası oldukça eğlenceli bir deneyim sunuyor.

 

– İstanbul Akvaryum 16 temadan oluşuyor. Peki bu temaları belirlerken baz aldığınız kriterler nelerdir?

Biz proje safhasında dünyadaki bir çok akvaryumu gezdik. Bunun yanında, konunun uzmanlarından danışmanlık hizmetleri aldık. Bu konuyla ilgili pek çok toplantı ve çalışma yaptık. Diğer örneklerin eksikliklerini görünce, şunu fark ettik: Dünyadaki diğer akvaryumlar yalnızca bulundukları coğrafyaya özgü balıklar sergiliyorlar. Biz de dünyanın bir çok yerinden balıklar getirelim, bir hikaye ve bir rota oluşturalım, temalandırdığımız alanlarla ilgili sadece canlılarla ilgili bilgi vermeyelim, o coğrafyanın tarih kültür ve ekonomisini de aktaralım; buraya gelen ziyaretçiler de hem canlılar hakkında hem de kültürel yönden bilgiler edinsin istedik. Son olarak Karadeniz’den Amazon ormanlarına kadar uzanan bir rota çıktı…

Alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar; interaktif oyunlar, ses ve ışıklandırma, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler yer alıyor. Bu alanları gezen ziyaretçiler, hem o bölgenin deniz canlılarını yakından inceleyebiliyor hem de o bölgenin coğrafik ve kültürel özellikleri hakkında bilgileniyor.

 

– İstanbul Akvaryum’da hangi coğrafyalardan kaç tür canlı bulunuyor?

Akvaryum’da 1.500 farklı türde, toplam 15 bin kara ve deniz canlısı bulunuyor. Hedefimiz, teknik altyapımızın müsait olmasından dolayı bu sayıyı 20 bine çıkarmak ve koleksiyonumuzun sağlıklı bir şekilde devamlılığını sağlamak…

İstanbul Akvaryum’da Kayman Timsah’ları olarak bilinen Cüce Timsah’ları, dünyanın en zehirli kurbağalarını; tarantulaları, kırmızı karınlı piranaları, Kızıldeniz’de bulunan dünyanın en zehirli Taş Balığı’nı ve bunun yanı sıra koruma altındaki daha pek çok türleri de sergiliyoruz.

 

– 2011 yılında açılan ve dünyanın en büyük dev tematik akvaryumu olarak nitelendirilen İstanbul Akvaryum’u ziyaret edenlerden ne gibi izlenimler alıyorsunuz? Özellikle köpekbalıklarına yaklaşımlar nasıl?

Ziyaretçilerin köpekbalıklarına ilgisi inanılmaz derecede. Köpekbalıkları normal balıklara oranla büyüklüğü, görünüşü ve Jaws filmlerinin de etkisiyle herkes tarafından daha çok merak ediliyor. Bu sebeple ziyaretçilerimiz gezilerinin büyük bir bölümünü Güney Afrika Köpekbalığını, Limon Köpekbalığını ve Endonezya’da çıkan Gitar Köpekbalıklarını izleyerek geçiriyorlar.

 

– Her canlının yaşadığı su özellikleri farklı. Bir çok canlı için bu doğal ortamı nasıl sağlıyorsunuz?

16 temadan oluşan İstanbul Akvaryum’da mekanik sistem teknolojisi sayesinde alanlar ayırabiliyor. Karadeniz’de yaşayan bir canlı ile Akdeniz’de yaşayan bir canlının su parametresinin aynı olması söz konusu değil. Biz su kalitesini ve su parametrelerini sürekli stabil ve canlıların ihtiyacı olduğu şekle göre dizayn ediyoruz. Canlıların seçiminde aynı tankta bulunanların birbirine zarar vermeyecek türde olması gerekiyor. Canlılar onlara oluşturduğumuz habitat içinde kendilerini doğal ortamlarındaymış gibi hissediyor… Bu işi yaparken su dünyasını ve su canlılarını gönülden sevmeniz gerekiyor, çünkü Akvaryum’un çok ciddi derecede özveri ve uzmanlık gerektiren bir yanı var.

 

– İstanbul Akvaryum’da yaşamlarını sürdüren canlıların beslenme ve bulundukları ortamın temizlenme aşamaları nasıl gerçekleşiyor? Binlerce canlının sağlık kontrolü nasıl sağlanıyor?

İstanbul Akvaryum’da fiziksel olarak yapmamız gereken temizlik, su kalitesinin kontrolü gibi işlemleri yaklaşık 25 kişilik ekipten oluşan uzman kadromuzla yürütüyoruz. Ekibimiz canlıların bakımı ve koleksiyonun devamlılığıyla yükümlüler. Hepsi dalgıç özelliğine sahip, yeri geliyor ana tankın içersinde canlıları gözlemliyor, köpek balıklarını besliyorlar. Su ürünleri mühendisleri, biyolog ve veterinerlerden oluşan akademik bilgilerinin yanı sıra, pratik bilgileri de çok iyi olan bir ekibimiz var. Yerinde, gerekli müdahaleyi yapabilen, canlıların yemek yeme davranışlarını gözlemleyebilen ve ayırabilen ekibimizle bu noktada gurur duyuyoruz.

 

akvaryum-istanbul-1– İstanbul Akvaryum sosyal sorumluluk anlamında ne tür çalışmalar yapıyor?

Denizi, sadece uzaktan yüzeysel görüyoruz. Denizdeki en ufak değişim bir canlı türünün yok olmasına sebep olabiliyor. Biz bu anlamda insanları bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Hem eğitim hem bilimsel hem de sosyal sorumluluk anlamında etkinlikler yapıyoruz. Ayşegül Dinçkök ile birlikte Mardin’de denizi hiç görmemiş çocuklarla balık çizme konseptli bir yarışma gerçekleştirdik. Dereceye girenleri ise İstanbul Akvaryum’a getirdik ve çizdikleri balıkları birebir gösterdik.

6 ay kadar önce de yurtdışındaki bir rehabilitasyon merkezinden, ağlara takılan, avlanamayacak durumda olan bir Caretta Caretta’yı evlat edinerek, “Caretta Caretta Rehabilitasyon ve Kurtarma Merkezi” de olduk.

 

– Bu dev komplekste bir de Yağmur Ormanı var. Bu konuyla ilgili biraz daha detaylı bilgi alabilir miyiz?

Yağmur Ormanımızda, Kosta Rika’dan getirdiğimiz gerçek Yağmur Ormanı bitkileri mevcut. Çok yüksek nem ve rutubet var. Bu bölümde Yağmur Ormanlarının iklimini birebir orjinaline göre sürdürülebilir şekilde yapılandırdık.

Ziyaretçilerimiz bu alana girdiklerinde ambiyans farkını anında hissediyor. Akvaryumu çok özel kılan bu bölüm sizi adeta Amazon Yağmur Ormanlarındaki hislere büründürüyor. Sıcaklığı, nem oranı ve etrafta gördüğünüz birbirinden farklı canlı çeşidinin yanı sıra; rengarenk, küçücük ama bir o kadarda zehirli kurbağalar, dünyanın en küçük timsah türü olma özelliğine sahip cüce kaymanlar Amazon’un atmosferini birebir yaşatıyor. Ağaçların arasında, yağmur altında yürüyormuş gibi fotoğraf bile çektirip “Ben Amazon’dayken” diye anlatabileceğiniz gerçeklikte. Amazon’daki tüm bitkiler Kosta Rika’dan geldiği için oradaki doğayı hiç unutamayacaksınız!

 

İstanbul Akvaryum canlıları ile ilgili bunları biliyor muydunuz?

• İstanbul Akvaryum’da Amazon Yağmur Ormanı alanında yaşayan kırmızı karınlı piranalar, en çok ilgi gören canlılar arasında. Sürüler halinde dolaşır ve avlanırlar. Sudaki bir damla kan kokusunu 2 kilometre uzaktan algılayabilirler.

• Akvaryumun en büyük tankı olan Ana tank içerisinde yaşamını sürdüren Limon Köpekbalığı akvaryumun en büyük canlısı… Ortalama ömrü 25 yıl olan Limon Köpekbalıkları bu süre boyunca ne dinlenir ne de uyurlar. Çünkü bu canlılar yüzdükçe solungaçları sudaki oksijeni vücutlarına geçirebilir, durdukları zaman solungaçları bu işlevi yerine getiremez ve okjisensiz kalıp hayatlarını kaybederler.

• İstanbul Akvaryum’da Karadeniz Alanı’nda görebileceğiniz Rus mersinleri, dinazorlar zamanından günümüze gelen nadir balık türlerindendir; siyah havyarı ile ünlüdür. Rus Mersinleri’nin iskeletleri kemik ve kıkırdaktan oluşur, kemiksi pulları vardır.

• İstanbul Akvaryum’da zehirli deniz canlıları olan anemonların(et yiyen deniz bitkisi) içinde yaşayabilen nadir balıklardan biri olan palyaço balıklarını da görebilirsiniz. Herhangi bir balık dokunduğunda salgıladığı toksik madde ile zehirleyip içine çeken anemonların salgıladığı zehir dünyada bir tek palyaço balıklarının derisinden geçemez. Palyaço balıkları küçük gruplar halinde yaşar ve popülasyondaki dişi birey ölürse erkeklerden biri dişiye dönüşebilir.

• İstanbul Akvaryum’da görebileceğiniz Orfozlar genellikle cinsiyet değiştirirler, hayatlarının belirli dönemlerinde erkek ya da dişi olabilirler.

 

 

İstanbul Akvaryum’da maceraya hazır olun!

•  5D Sinema: İstanbul Akvaryum bünyesinde hizmet veren dünya üzerindeki en iyi hareket programlanmasına sahip bu özel sinema, sunduğu yedi ayrı film seçeneği ile izleycileri birbirinden farklı dünyalara götürüyor. Misafirler, izledikleri filmi taktıkları özel gözlüklerle üç boyutlu olarak algılamakla beraber, rüzgar, sis, su ve farklı türlerdeki dokunma efektleriyle daha önce hiç karşılaşmadıkları sanal bir şölen yaşıyorlar.

•  Kasırga Simülatörü: Saatte 150 km hızıyla bir köpekbalığından kat be kat hızlı, yarattığı rüzgarla bir timsahın korkutucu çenesinden çok daha güçlü! Özel dizayn edilmiş kasırda simülatörümüzde adeta bir kasırganın ortasındaymış gibi hissedecek, heyecan ve adrenalin dolu dakikalar yaşayacaksınız.

•  Aynalı Labirent: Amazon’un Gizemli Antik Totemi’ni bulmaya çalışırken, birbirine benzeyen geçitler, sonsuz yansımalar, tehlikeli çıkmazlar, her bir dönemeçte sizi bekleyen yeni sürprizlerle karşılaşacaksınız. Bu zorlu macerada vahşi hayvanların çığlıkları, ormanın gizemli derinliklerinden gelen şaşırtıcı ışık ve görüntülere karışacak, kalp ritminiz hızlanırken bir an önce çıkışı bulmakla bu inanılmaz serüveni sonuna kadar kovalamak arasında gidip geleceksiniz!

  • Köpekbalıklarıyla Dalış: 4 bin metreküp su kapasiteli ve içerisinde 5 bin canlının yaşadığı ana tank içerisinde köpekbalıkları ve vatozlar ile birlikte dalış yapmanın mümkün olduğu İstanbul Akvaryum’da, 30 dakikalık dalış aktivitesi sonrası dalış yapanlara İstanbul Akvaryum dalış sertifikası veriliyor.

Yorumlar kapalı.