Duygularınızı yemeyin!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Siz de yazın verdiğiniz kiloları kışın alanlardan mısınız? Belki de sorun yediğiniz şeylerde değil, neden yediğinizle ilgilidir!..

Günümüzde çoğu insan fiziksel görüntüsüne takılmış durumdadır. İyi giyinmek, iyi görünmek ister ve bu nedenle kilolarından rahatsız olur. Dolayısıyla kişi yaz başında motive olmuş durumdadır. Fakat yaz başında binbir güçlükle verdiği kiloları kış gelince yavaş yavaş geri almaya başlar.

 

Fiziksel değil, duygusal!

 

Kilo problemi sadece fiziksel değil; duygu, düşünce ve davranışsal boyutta çok yönlü ele alınması gereken bir konudur.

 

Kişi üzgün, mutsuz, stresli, kendini emniyette ve güvende hissetmediği zaman yemeye başvurur. Çünkü yeme eylemi, bilinçaltında hep iyi olmakla bağlantılıdır.

 

Kişi yedikçe sıkıntılarının ve acılarının azalacağını düşünür! 

 

Birçok kişi tokken bile mutfağa gitme isteği duyar ya da sürekli atıştırma ihtiyacı hissedip kendini mutfakta bulur. İşte bu gereksiz yemenin ardında aslında birikmiş duygularımız vardır!..

 

Sevgisizlik ve güvensizlik hissi yemekle bastırılıyor!

 

Gereksiz yeme eyleminin duygusal yönü fazla olduğu için, yeme kavramı bilinçaltı düzeyde sevgiyle ve ilgiyle eşdeğer görülür. Kişi kendini güvensiz, stresli, sevgi açlığı içinde hissettiği zamanlarda bilinçaltının öğrendiği kalıplar gereği kendini en iyi hissettiren şey olan yiyeceklere başvurur.

 

Zamanla bilinçaltı neden yiyip içtiğini unutur ve bu davranış otomatik hale dönüşür. İşte “Farkından olmadan yiyorum”, “Bir baktım ki koca çikolatayı bitirmişim” gibi sözleri söyleyenler fiziksel değil, duygusal açlığı olanlardır.

 

Bebeklikte temelleri atılıyor!

 

Gereksiz beslenme çoğu zaman istenmeden anne-baba tarafından bebeklikte temelleri atılır. Bebeğin karnının tok olması durumunda bebeğe zorla yemek verilmesi bebekte baskıya neden olur.

 

Karnı tok, altı değişmiş bir bebek yine de ağlıyor!..

 

Büyük ihtimalle bu bebek dokunulmak, güvende olduğunu ve sevildiğini hissetmek için ağlıyordur. Çünkü bebek için dokunulmak ve sevilmek güvende olduğunu hissetmesini sağlayan en temel ihtiyaçtır.

 

Ebeveyn bunu bilmeyip, bebeğe her ağladığında yiyecek verirse bebeğin bilinçaltında, “Emniyette ve güvende hissetmem için ağzıma bir şeyler verilmeli!” kalıbı gelişir.

 

Bebek büyüdükçe daha çok yemeğe teşvik edilir, anne baba çocuk yemediği zaman üzülür ya da yediği zaman övünür. Böylelikle çocuğun bilinçaltı kalıpları giderek pekişir; güvende hissetme ve onaylanma davranışını yemek yiyerek eşitlemeye çalışır.

 

Duygularınızı fark edin!

 

Duygularınızın dilini anlamak, hissetmek ve fark etmek kalıcı kilo vermekte çok önemli bir aşamadır. Ondan sonraki aşama ise duyguları çözümlemek ve boşaltmanızı sağlayacak yollar bulmak olacaktır.

 

Kişi, duygularının farkında olmayıp altta yatan sebepleri bulamazsa kalıcı bir çözüme ulaşamaz. Eğer kalıcı bir çözüm isteniyorsa, başvurulan diyetisyenle birlikte, bilinçaltında bastırılmış duyguların farkına varabilmek için psikolojik destek de alınmalıdır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.