Emine Boyner’in “Kocakarı Masalları” sergisiyle kadim bilgelik gün yüzüne çıkıyor

Emine Boyner’in “Kocakarı Masalları” sergisiyle kadim bilgelik gün yüzüne çıkıyor

Sanatçı, zanaatkâr ve otacı Emine Boyner, “Kocakarı Masalları” sergisiyle insan ile yeryüzü arasındaki kadim bağı yeniden hatırlamaya davet ediyor. Ark Kültür’de açılan sergi; doğa, hafıza ve şifa kavramlarını disiplinlerarası bir seçkiyle bir araya getirerek 9 Temmuz’a kadar ziyaretçilerini ağırlıyor.

İnsan ile yeryüzü birliğini hatırlamak ve onarmak üzere yola çıkan sanatçı; sanatı tıpkı otacılık gibi bir duyma, tanışma ve hatırlama pratiği olarak izleyiciye sunuyor. ‘Kocakarı’ bilgeliğini bir emanet olarak konumlandıran serginin merkezinde ‘Cadı Kazanı’ kavramı yer alıyor.Sanatçı, dünyanın coşkusunu ve doğanın şifasını bu sembolik kazanın etrafında şekillenen eserleriyle izleyiciyle paylaşıyor.

Doğa Bilgeliğinin İzinde Bir Sergi

“Kocakarı Masalları”, doğadan ve kadim bilgilerden ilham alan bir ‘doğa çırağının’ üretimi olarak öne çıkıyor. Sergi; toprağa ekilen, dallara takılan ve suya fısıldanan geleneksel bilgileri temel alarak, insan ile doğanın yüz yüze gelme hikayesini anlatıyor.

Farklı Disiplinler Bir Arada

Ark Kültür’de 9 Temmuz’a kadar ziyarete açık olan sergi; seramik, keçe, kâğıt, tuval ve kumaş üzerine resimlerin yanı sıra ses, su, metin, bitki, tohum ve nesnelerin bir araya geldiği zengin bir seçki sunuyor. Emine Boyner’in Ayvalık’ta, zeytin ağaçlarının gölgesinde, bitki ve toprağın rehberliğinde şekillendirdiği ‘yer-beden bütünlüğü’ fikri, bu disiplinlerarası sergide hayat buluyor.

Exit mobile version