Çağdaş sanatın teknoloji ve bilimle iç içe geçen yeni dili, Gate 27’de cemiyet hayatının ünlü isimlerinin katılımıyla gerçekleşti.
Çağdaş sanatın en ilgi çekici taraflarından biri, artık izleyiciyi yalnızca karşısında duran bir esere bakmaya davet etmemesi. Özellikle yeni medya üretimleri, bedenin, verinin ve teknolojinin hayatımızdaki yerini daha görünür kılıyor; izleyiciyi deneyimin parçası haline getirerek sanatla kurulan mesafeyi azaltıyor. Bu yaklaşımın son örneklerinden biri, Gate 27’de gerçekleşen özel bir buluşmayla karşımızda. SkinCeuticals’ın bilim temelli bakışından ilham alan, sanat danışmanlığını Gate 27’nin üstlendiği ve DECOL prodüksiyonuyla hayata geçirilen Ahmet Said Kaplan imzalı “Floating Matter II”, davetlilere interaktif bir deneyim sundu. Kaplan’ın yerleştirmesi; veri, beden ve dönüşüm kavramlarını LED yüzeyler, kontrol paneli ve anlık görsel tepkiler üzerinden yorumluyor. Binlerce diyottan oluşan yüzeyde şekillenen hareketli yapı, insan hücrelerinin dinamik organizasyonuna gönderme yaparken, izleyicinin müdahalesiyle sürekli değişen bir kompozisyona dönüşüyor. Gate 27’nin disiplinlerarası sanat yaklaşımı ve DECOL’ün teknoloji odaklı üretim diliyle şekillenen proje, sanat ile bilimin aynı zeminde nasıl yeni bir deneyim alanı açabileceğini gösterdi. Etkinliğe Arzu Kaprol, Burcu Şendir, Banu Kalpakçıoğlu, Bahar Akbulut, Burçin Terzioğlu, Susanne Aşçı Derebey, Şahika Ercümen, Melisa Sabancı Tapan ve Zeynep Karahan Uslu gibi sanat, moda ve cemiyet dünyasından pek çok isim katıldı.












