Gül Gölge’den insan ruhuna ve ilişkilere “Lagom” dokunuşu

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gül Gölge’nin İletişim Yayınları etiketiyle yayımlanan Lagom adlı romanı, yıllar sonra beklenmedik bir iş görüşmesinde yeniden karşılaşan iki eski sevgilinin geçmişleriyle ve kendileriyle yüzleşme hikâyesini odağına alıyor. Aşkın yanı sıra vazgeçiş, değişim ve yeniden başlayabilme ihtimalini ele alan eser, insan ruhunun kırılganlığına ve kendini yeniden var edebilme gücüne odaklanıyor.

Adını İsveççede “ne çok ne de az, tam kararında” anlamına gelen Lagom kavramından alan roman, Gölge’nin hayat felsefesinden de izler taşıyor. Yazar, bu kavramla ilk kez yıllar önce katıldığı bir yoga dersinde tanıştığını ve zaman içinde yaşamında önemli bir karşılık bulduğunu ifade ediyor.

Romanın merkezinde, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen hayatlara sahip iki eski sevgili Deha ve Itır yer alıyor. Yıllar sonra gerçekleşen beklenmedik karşılaşma, ikili için yalnızca geçmişin kapılarını açmakla kalmıyor; hayatlarını, seçimlerini ve bugün oldukları kişileri yeniden sorguladıkları bir sürecin de başlangıcına dönüşüyor.

Deha ve Itır’ın birbirlerinden ayrı kaldıkları dönemde hayatlarına giren Demir, Nevra ve diğer karakterlerle genişleyen hikâye; ilişkilerdeki kırılma noktalarını, kayıpları, vazgeçişleri ve yeni başlangıçların mümkün olup olmadığını sorguluyor. Lagom, bir aşk hikâyesinin ötesine geçerek modern insanın ilişkilerle, geçmişle ve kendi iç dünyasıyla kurduğu bağı ele alıyor. Gül Gölge, “her şey kararında” düşüncesinden hareketle okuru sevgi, öfke, merhamet, hüzün ve özgürleşme arasında kurulan hassas denge üzerine düşünmeye davet ediyor.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.