Hollywood ve Broadway’in efsane ismi Zorlu’da!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tony ödülü sahibi Hugh Jackman; “Wolverine”, “X-Men”, “Les Miserables” ve “Real Steel” gibi filmleriyle tanınan dünyaca bir aktör…

 

Ancak, bu tek kişilik gösteride Avusturyalı sanatçı; şarkıcılık ve danstaki yeteneklerini bire bir gözler önüne seriyor!

 

An Evening with Hugh Jackman, her ne kadar kurgulanmış bir gösteri olsa da, aslında bir tür müzikal ve doğaçlama içeriyor. Gösteride Jackman’a 27 kişilik bir orkestra ve dansçılar eşlik ediyor. Sanatçı gösteriyi genelde doğaçlama sürdürerek gösteriyi, canlı ve heyecanlı tutuyor…

 

Tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunan Broadway ve Hollywood’un en başarılı ve popüler yıldızlarından biri olan Hugh Jackman’ı,17-20 Mart tarihleri arasında Zorlu sahnesinde görme şansını kaçırmayın!

 

Shakespeare’in 420 yıl önceki hayali İstanbul’da…

 

Cesur bir prodüktör, çılgın bir yönetmen ve 45 eşsiz oyuncu, dansçı ve akrobat; Shakespeare’in o günlerde hayal bile edemeyeceği 3 boyutlu dijital bir sahnede bu unutulmaz hikayeye yeniden hayat veriyor.

 

İtalya’da 8 ay gibi kısa bir sürede 400.000 kişiyi büyüleyen Romeo e Giulietta, 270’ten fazla benzersiz kostüm, 23 sahne değişimi ve üstün teknolojik alt yapısıyla İstanbullu sanatseverlere bugüne kadar yaşamadıkları bir deneyimi yaşatmak için geliyor!

 

İtalya’da gelmiş geçmiş en görkemli gösteri olarak adlandırılan bu muhteşem Show, 21 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de perdelerini açacak.

 

Paco Pena

 

Flamenko gitarının büyük ustası Paco Pena geliyor!

 

Dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, yeni projesi Flamencura ile ilk kez İş Sanat’ta!

 

40 yıldan fazla bir kariyer geçmişiyle bugün en büyük Flamenko gitaristlerinden ve bestecilerden biri olarak kabul edilen Paco Pena, Flamenko’nun gerçek ruhunu yaşatan gösterileriyle izleyenleri kendine hayran bırakıyor!

 

1970 yılından beri Londra’daki Royal Festival Hall, Sadler’s Wells Theatre ve Barbican gibi sahnelerde ve birçok ülkede düzenli olarak performanslar veren sanatçı, Flamenko’nun derin temelleri üzerine yaratıcı bir şekilde inşa ettiği eserleriyle antik İspanyol sanat formunu sürekli yeniliyor.

 

Flamenko’da orijinalliği ve yeniliği bir arada bulunduran Paco Pena, 12 Şubat’ta hayranlarına muhteşem bir performans sergileyecek!

 

 Xuefei Yang  (4)

 

Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi İstanbul’da!

 

Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi Xuafei Yang, İstanbul Resitalleri kapsamında, 14 Şubat Sevgililer Gününde sizlerle buluşuyor!

 

Yang, Royal Academy of Music üyesi ve Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi… 2000 yılında Ivor Mairants Uluslararası Gitar Yarışması’nı kazanan Yang, 2005 yılında EMI Classical sanatçısı oldu. 2009 yılında ise Classic FM tarafından günümüzün “En İyi 100 Sanatçısı” arasında gösterildi.”Bach Konçertoları” adlı son albümü Amazon-String Corcertos listelerinde bir numaraya yükseldi.

 

Yang bugüne kadar İngiltere, Avrupa ve Asya’dan Kuzey Amerika’ya uzanan 40’dan fazla ülkede konser verdi.

 

Klasik gitar alanında dünya çapında yakaladığı başarılı kariyeri ile yeni klasik gitaristler için bir rol model olan Yang; şimdide  The Seed sahnesinde sevenleriyle buluşuyor…

 

 “Picture The World” sanatseverlerle buluşuyor!

 

Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Burhan Doğançay’ın, farklı coğrafyalardan tanıklık ettiği ve sanat yaşamında izleri olan anları yansıtan “Picture The World” sergisi;7 Haziran tarihine kadar Doğançay Müzesi’nde ilk kez sanatseverlerle buluşuyor!

 

“Picture The World” adlı sergide bu kez, eserleri dünyanın en önemli müzelerinin daimi koleksiyonlarında yer alan ve sanatçının ilham kaynağını oluşturan 100’e yakın fotoğrafı yer alıyor.

 

Brooklyn Köprüsü’nü 1986-87 yıllarındaki ilk büyük bakımı sırasında görüntüleme izni verilen tek sanatçı olan Doğançay’ın bu fotoğrafları serginin önemli parçaları arasında.

 

Ayın Kitabı Kafamda Bir Tuhaflık

 

Ayın Kitabı: Kafamda Bir Tuhaflık

 

Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıl çalıştığı roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul’daki hayatlarını hikaye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümünün yıkılıp yeniden inşa edilmesini, Anadolu’dan gelip zengin olanları izler; diğer yandan ülkenin içinden geçtiği dönüşümlere, siyasi çatışmalara, darbelere tanık olur. Onu başkalarından farklı kılan şeyin, kafasındaki tuhaflığın kaynağını hep merak eder. Ama kış akşamları boza satmaktan ve sevgilisinin aslında kim olduğunu düşünmekten hiç vazgeçmez.

 

Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi? Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır, yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler? Kafamda Bir Tuhaflık bu sorulara cevap ararken aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını, kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini resmediyor.

Yorumlar kapalı.