Kürşad Tüzmen, Turquality Zirvesi’nde Türk ihracatçılarının vize sorununa dikkat çekti. Zirvede 14 dolarlık ihracat değeri ve 12 milyar dolarlık güç öne çıktı.
Türk markalarının küresel pazarlardaki büyüme hedefleri, ihracatın geleceği ve yüksek katma değerli üretim, İstanbul’da düzenlenen Turquality Zirvesi’nde ele alındı. TDKF Yönetim Kurulu Başkanı ve Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, ihracatçıların karşılaştığı vize engellerine dikkat çekerek, Türk markalarının uluslararası rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin ihracatta markalaşma stratejileri ve küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik adımlar, 6 Ekim 2026 tarihinde Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleştirilen Turquality, Greenquality ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetler Zirvesi kapsamında değerlendirildi.
Turquality ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetler (TDKF) Derneği tarafından düzenlenen zirve, TDKF Yönetim Kurulu Başkanı ve Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile TDKF İcra Kurulu Başkanı ve Progroup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Kamu kurumlarının temsilcileri, iş dünyasının önde gelen isimleri ve uluslararası katılımcıların buluştuğu organizasyonda, Türkiye’nin ihracat potansiyelinin daha yüksek katma değerli bir yapıya dönüştürülmesi ve Türk şirketlerinin dünya pazarlarındaki konumunun güçlendirilmesi gündeme geldi.
Kürşad Tüzmen: Vize engeli markalaşmayı yavaşlatıyor
Zirvenin dikkat çeken mesajlarından biri, Türk iş insanlarının uluslararası pazarlara erişimde yaşadığı vize sorunları oldu. Kürşad Tüzmen, Türkiye’de üretilen ürünlerin dünyanın birçok noktasına ulaşmasına rağmen, aynı başarıyı temsil eden girişimci ve şirket yöneticilerinin uluslararası iş bağlantılarında çeşitli engellerle karşılaştığını belirtti.
Özellikle yurt dışı fuarlara, ticari organizasyonlara ve iş görüşmelerine katılımda yaşanan vize sorunlarının, ihracatın ötesinde markalaşma sürecini de olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti.
Tüzmen, bu sorunların diplomatik kanallar aracılığıyla çözüme kavuşturulmasının Türk şirketlerinin küresel büyümesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Turquality’de kilogram başına ihracat değeri 14 dolar
Türkiye’nin uluslararası pazarlarda daha güçlü markalar oluşturması gerektiğini vurgulayan Tüzmen, Turquality programının yüksek katma değerli ihracat açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değerinin yaklaşık 1,5 dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Tüzmen, Turquality kapsamındaki ihracatta bu değerin 14 dolara ulaştığını söyledi.
Bu farkın, markalaşmanın Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyduğunu belirten Tüzmen, mevcut başarıların daha ileri taşınması ve küresel ölçekte rekabet edebilen Türk markalarının sayısının artırılması gerektiğine işaret etti.
Turquality şirketlerinden Türkiye ihracatına yüzde 14 katkı
Zirvede konuşan Ticaret Bakanlığı Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Turquality programının 20 yılı aşkın süredir Türk şirketlerinin uluslararası büyüme yolculuğunu desteklediğini ifade etti.
Kılıçkaya’nın paylaştığı bilgilere göre, yaklaşık 400 firmanın yer aldığı program kapsamındaki şirketler, Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 14’ünü gerçekleştiriyor.
Programda yer alan her 10 şirketten 9’unun faaliyetlerini artırdığı, her 4 şirketten 3’ünün ise ihracatını büyüttüğü belirtildi.
Bu veriler, Turquality’nin yalnızca finansal destek sunan bir program değil, şirketlerin küresel pazarlarda rekabet edebilmesini sağlayan uzun vadeli bir markalaşma stratejisi olarak konumlandığını ortaya koyuyor.
TDKF üyelerinden yaklaşık 12 milyar dolarlık ihracat
TDKF İcra Kurulu Başkanı ve Progroup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam ise derneğin kısa sürede ulaştığı ekonomik büyüklüğe dikkat çekti.
Yaklaşık iki yıllık geçmişe sahip TDKF’nin üyelerinin toplam ihracatının 12 milyar dolar seviyesine yaklaştığını belirten Çam, altın, mobilya, tekstil ve lojistik başta olmak üzere farklı sektörlerden şirketlerin bu ekonomik güce katkı sağladığını ifade etti.
Derneğin önceliğinin somut sonuçlar üreten çalışmalar gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Çam, ihracatçıların ihtiyaçlarını karşılayacak iş geliştirme mekanizmaları üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Küresel rekabette yeni hedef: Daha güçlü Türk markaları
Zirvede öne çıkan değerlendirmeler, Türkiye’nin ihracat stratejisinde yalnızca üretim miktarının değil, markalaşma kapasitesinin ve katma değerli ihracatın da belirleyici hale geldiğini gösterdi.
Türk şirketlerinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, yeni ticari bağlantılar kurmasını kolaylaştırmak ve küresel ölçekte rekabet edebilen marka sayısını yükseltmek, önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
İhracatçıların vize süreçlerinde karşılaştığı güçlüklerin aşılması ise bu hedeflere ulaşılmasında çözüm bekleyen temel konulardan biri olarak öne çıkıyor.
