MOSFED Başkanı Güleç’ten faiz indirimi ve mevduat stopajı çağrısı

MOSFED Başkanı Güleç’ten faiz indirimi ve mevduat stopajı çağrısı

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, faiz indirimi sürecinin yalnızca para politikası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, mevduat stopajının da kademeli ve vadeye duyarlı biçimde düşürülmesi çağrısında bulundu. Güleç, faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı değerlendirilmesinin TL tasarruflarını koruyarak reel sektörün finansman yükünü azaltabileceğini söyledi.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, enflasyonla mücadelenin yalnızca faiz artırımı veya indirimi üzerinden ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Güleç; beklentiler, döviz kuru, üretim maliyetleri, finansman koşulları ve yatırım kararlarının da enflasyonun seyrinde belirleyici olduğunu ifade etti. Kalıcı bir dezenflasyon süreci için para ve maliye politikalarının birbirini tamamlayan bir yapıda uygulanması gerektiğini belirten Güleç, faiz indirimi sürecinde mevduat stopajının da kademeli olarak düşürülmesini önerdi.

“Mevduat stopajı kademeli düşürülmeli”

Mevduat stopajının bankaların ödediği bir vergi olmadığını hatırlatan Güleç, söz konusu kesintinin mevduat sahibinin faiz gelirinden yapılarak Hazine’ye aktarıldığını belirtti. Güleç, stopaj oranının düşürülmesinin tasarruf sahibinin net getirisini artırabileceğine dikkat çekerek, bunun TL mevduatın hacmini ve vadesini destekleyebileceğini söyledi. Bankaların mevduata erişiminin kolaylaşmasının fonlama koşullarını iyileştirebileceğini belirten Güleç, bunun da reel sektör açısından kredi maliyetlerine olumlu yansıyabileceğini ifade etti.

Reel sektörün finansman maliyeti düşürülmeli

Ahmet Güleç, reel sektörün finansman maliyetinin enflasyonla mücadeleden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Üretim ve yatırım yapan işletmelerin yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının maliyetlerin fiyatlara yansımasına neden olabileceğini ifade eden Güleç, kredi maliyetlerinin düşürülmesinin yalnızca ekonomik büyümeyi değil, dezenflasyon sürecini de destekleyeceğini söyledi.

Güleç, işletme sermayesi maliyetlerinin azalması ve yatırımların daha uygun koşullarda finanse edilmesinin üretim maliyetlerini aşağı çekebileceğini, bunun da ihracatçıların rekabet gücünü destekleyebileceğini kaydetti.

“TL tasarruflarını korumak enflasyonla mücadele meselesi”

Faizler düşerken enflasyon beklentilerinin aynı hızda gerilememesi halinde tasarruf sahiplerinin döviz ve altın gibi alternatif yatırım araçlarına yönelebileceğine dikkat çeken Güleç, bunun kur üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini belirtti.

Kur hareketlerinin fiyatlara güçlü şekilde yansıdığı bir ekonomide TL tasarruflarını korumanın yalnızca finansal istikrar açısından değil, enflasyonla mücadele açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Güleç, mevduat stopajı indiriminin yalnızca bir vergi düzenlemesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu uygulamanın faiz indirimi sürecinde TL tasarruflarını destekleyen, bankaların fonlama yapısını güçlendiren ve reel sektörün finansman maliyetlerini azaltabilecek tamamlayıcı bir politika aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Politika kademeli ve ölçülebilir olmalı”

Mevduat stopajında yapılabilecek düzenlemenin bütçe üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Güleç, politikanın ani ve genel bir uygulama yerine kademeli, ölçülebilir ve özellikle uzun vadeli TL tasarruflarını teşvik eden bir yapıda tasarlanması gerektiğini ifade etti.

Güleç, “Faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı ve uyumlu biçimde değerlendirilmesi, hem TL tasarrufların cazibesini koruyabilir hem de reel sektörün finansman yükünü azaltarak dezenflasyon sürecine önemli bir katkı sağlayabilir” dedi.

Exit mobile version