“Saç erkeğin makyajıdır!”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Saç erkeğin makyajıdır!” diyen ve erkek kuaförlüğü alanında yaptığı işlerle adından söz ettiren Özcan Tekcan ile çalışmalarını ve hedeflerini konuştuk…

Dergimize özel açıklamalar yapan ünlü kuaför Özcan Tekcan, “İlk intiba her zaman çok önemlidir. Güzel bir intiba bırakabilmek için de dış görünüşünüze özen göstermek zorundasınız!” dedi.

 

– Kuaförlük mesleğine ne zaman başladınız?

 

1980’de, ihtilal zamanı okuluma ara vermek zorunda kaldım. Bir gün tesadüfen gazete ilanlarında bir kuaförün eleman aradığını gördüm. Bu ilan benim hayatımı şekillendirdi ve kuaförlük mesleğine bu şekilde bir giriş yaptım. İlk aşamada Nişantaşı’nda bir salonda çalıştım, daha sonra ise Osmanbey’de kendi salonumu açtım. O dönemlerde de şimdi olduğu gibi birçok sanatçı ve futbolcuya hizmet veriyor, imaj danışmanlığı yapıyordum.

 

– Erkek kuaförü olmak sizin için ne ifade ediyor? Bu noktada kuaförlük mesleğine dair neler söylemek istersiniz?

 

Kadınlar genellikle kendilerini öne çıkarmak için aksesuar kullanıyor, yüz hatlarını ortaya çıkarmak için makyaj yapıyor. Bana göre, saç da erkeğin makyajıdır. Erkek kuaförünü sadece saç kesimi yapan biri olarak değerlendirmek çok yanlış bir düşünce. Ben insanların yüzüne baktığım zaman, saçın onlara ne gibi bir artı değer katacağını düşünüyorum. Çünkü herkesin gerek saç, gerekse yüz yapısı farklı; bu anlamda her model her yüze iyi olacak diye bir şey de söz konusu değil.

 

– Bakım genelde kadınlarla özdeşleştirilmiş bir kavram. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Eskiden erkeklerin çalışma şartları çok zordu. Hem ekonomik açıdan hem de zaman olarak ilgilenecek vakitleri yoktu. İnsanlar günümüzde daha fazla aynaya bakar hale geldi. Çünkü ilk intiba çok önemlidir. Güzel bir intiba bırakabilmek için de dış görünüşünüze özen göstermek zorundasınız.

 

– Verdiğiniz hizmetler hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz?

 

Biz saç doktoruyuz diyebilirim. Zira müşterilerimize saçta oluşabilecek kepekleri, kırılmaları ve yıpranmaları analiz ederek nelerin yapılması veya yapılmaması gerektiği konusunda bilgilendiriyoruz. Gerektiğinde ürün tavsiyesi yapıyoruz. Salonumuzda kullanılan tüm ürünler profesyoneldir. Bu ürünlerle saçları tedavi ediyoruz. Ayrıca salonumuzda saç bakımı dışında cilt bakımı, el ve ayak bakımı hizmeti de veriyoruz.

 

– Başarılarla dolu bir kariyer hayatınız var. Bu süreçte milli takım kuaförlüğü de yapmışsınız. Ve birçok futbolcunun tercih ettiği başarılı bir kuaförsünüz. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

 

Duruşunuzla, kişiliğinizle karşı tarafın takdirini kazandığınız zaman tercih edilen kişi hep siz oluyorsunuz. Ben hayatım boyunca marjinalliğin peşinde koşan bir insan oldum. Salonumdaki dekora kadar yenilik yapmayı seviyorum. İnsanların giyimine, görüntüsüne ve hatta mevkisine göre saç kesimlerini yapıyorum. Bir diğer noktaya değinmek gerekirse, insanlarla diyaloğa gireceğim zaman gönüllere hitap etmek isterim ve hizmet verdiğim hiçbir ünlüyle çıkar ilişkisi kurmam. Sanırım başarımın en büyük sırrı bu.

 

 – Saç trendleri de tıpkı hazır giyim sektörü gibi her sene değişiyor. Bu durumda siz saç modasını nasıl takip ediyorsunuz? Modellerinizi nasıl belirliyorsunuz?

 

Daha önce yurtdışındaki fuarlara gidiyorduk. Şimdi ise medya ve internet aracılığıyla dünya trendlerini takip edebiliyoruz. Dünya markalarının mankenlerini incelediğimizde ise o senenin saç trendlerinin nasıl olduğunu görebiliyoruz. Bu durum bizim sürekli gelişim ve değişim halinde olmamızı sağlıyor.

 

– Son olarak, ileriye yönelik hedeflerinizden bahsedebilir miyiz?

 

Yaptığım işin eğitim boyutunun olması gerektiğini düşünüyorum. Beş sene sonra da işimin akademik boyutuna geçmek ve bilgilerimi başkalarıyla paylaşmak istiyorum. Çünkü tam anlamıyla hakim olduğunuz bir konuyu insanlara aktarabilmek gerçekten haz verici bir duygu.

 

“Sanatın şubesi olsaydı, Picasso’nun olurdu!”

 

Kuaförlük bir sanattır. Bu anlamda sanatın kolektif olmadığı noktasına değinmek istiyorum. Saçın bir kişinin elinden çıkması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu meslekte kolektif olarak çalışıldığında işin ruhu kaçıyor. Halbuki başarı için işe ruhunu yansıtmak çok önemli bir unsurdur. Ben hep şunu söylerim; “Sanatın şubesi olsaydı Picasso’nun olurdu.”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.