Başak Sayan, yeni kitabının lansmanında bir sonrakinin de müjdesini verdi

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

D&R tarafından düzenlenen “Gece Yarısı Kütüphanesi” söyleşi serisinin konuğu oyuncu ve yazar Başak Sayan oldu. Yeni romanı “Gülün Açtığı Gece” üzerine kitapseverlerin sorularını cevaplayan Sayan, oyunculuk ve yazarlık kariyerini, bir sonraki kitabını, yazma motivasyonunu ve hayatına yön veren kitapları anlattı. Sekiz yaşında dünya klasiklerini okumaya başladığını ve denemeler yazdığını belirten Sayan, “Suç ve Ceza” romanını yazmış olmayı ya da kitaptaki ana karakterlerden Sonya Marmeladov’u oynamayı çok isterdim” dedi.

D&R’ın kitapların yalnızca okunmadığı, aynı zamanda konuşulduğu ve paylaşıldığı bir deneyim platformu oluşturma amacıyla hayata geçirdiği ‘Gece Yarısı Kütüphanesi’nin yeni konuğu oyuncu ve yazar Başak Sayan’dı. Sayan, son romanı “Gülün Açtığı Gece” üzerine kitapseverlerle gerçekleştirdiği keyifli sohbetin ardından, okuyucuları için kitaplarını imzaladı.

“Kitabın araştırma ve yazım süreci 5 yılı buldu”

Romanlarında disiplinlerarası bağ kurmayı sevdiğini belirten Başak Sayan; “Bilim, felsefe ve din farklı alanlar gibi görünse de aslında aynı sorunun peşinden gidiyor. Biz neden varız? Gerçeklik nedir? İnsan nedir? Sadece cevapları farklı yerlerden veriyorlar. Yeni romanım bu farklılıkları sentezlemek üzere çalıştığım beş yıllık uzun bir araştırmanın ürünü. Roman aslında geçen yıl Kasım ayında bitecekti. Ama baskı tarihi yaklaştığında içime sinmeyen birşeyler olduğunu hissettim ve oturup kitabın neredeyse yarısını yeniden yazdım.” dedi.

Başak Sayan

“Kitapların insanların hayatını değiştirme gücü olduğuna inanıyorum”

Romanlarında kadın karakterlerin önemli bir yer tuttuğunu da vurgulayan yazar, “Kadınların içsel güçlerini keşfetme süreçlerini anlatmayı seviyorum. Bütün kadınların içinde muazzam bir güç var. Ama toplumsal roller ve baskılar bu gücü ortaya çıkarmanın önüne geçebiliyor. Romanlarımda kadınların bu dönüşüm yolculuğunu anlatmak hoşuma gidiyor. Kitapların insanların hayatını değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Yazdıklarımla herhangi bir kadının hayatında olumlu bir etki yaratabildiysem ne mutlu bana. Benim de bir zamanlar okuduğum kitaplar cesur kararlar almama sebebiyet vermişti. Örneğin hayatımda büyük etki eden iki kitap var. Tanrılar Okulu ve İnsan Olmak.

‘Suç ve Ceza’yı ben yazmak isterdim ya da Sonya’yı oynayabilmeyi”

Söyleşide kendisine yöneltilen “keşke ben yazsaydım dediğin bir roman var mı?” sorusuna yazar, 1866’da yayımlanan Fyodor Dostoyevski’nin dünya klasiği Suç ve Ceza romanı cevabını verdi. “Suç ve Ceza benim için çok önemli bir kitap. Oradaki ana karakterlerden biri olan Sonya Marmeladov’u oynamayı çok isterdim. Zor bir karakter Sonya. Sessiz, mütevazı, acı çeken bir hayat kadını ve başrol Raskolnikov’un en önemli kurtarıcı figürü. Anna Karenina’yı da çok severim. Çok isterdim yazmış olmayı. Ya da Orhan Pamuk’un ‘Kara Kitap’ı. Veya Franz Kafka’nın Dava’sı…”

Tek kaçışım kitaplardı

Sayan oyunculuk mu yazarlık mı sorusuna ise şu cevabı verdi: “Annem öğretmen babamsa askerdi. Lojmanda yaşıyorduk. Kurallarla dolu bir hayat. Yapacak hiçbir şey yok. Yapabileceğin tek şey kitap okumak. Babamın çok güzel bir kütüphanesi vardı. Okumaya o kütüphaneden başladım. Rus kitaplarına merakım oradan geliyor. Dünya klasiklerini ortaokuldayken okumaya başladım. Kitabımı her yere taşırım. Çantamda, arabamda mutlaka bir kitap vardır. İlk romanımı 2006’da yazmaya karar verdim ama aslında ben kendimi bildim bileli yazıyordum zaten. Oyunculuk ise en büyük hayalimdi. Oyunculuğu öğrenmek için çok emek verdim. Ancak yazarlık, kendim olduğum, en iyi bildiğim, tek ve en değerli şey.”

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.