İtalyan mücevher evinin köklü zanaatkârlık mirası, bu kez Venedik’in büyüleyici atmosferiyle buluşuyor. Buccellati’nin yeni Serenissima koleksiyonu, şehrin simgesi haline gelen Burano dantelinden ilham alarak Venedik’in zarafetini altın ve değerli taşlarla yeniden yorumluyor.
Milano merkezli marka için dantel yalnızca bir kumaş değil, mücevhere dönüşebilecek bir sanat formu. Buccellati’nin kurucusu Mario Buccellati’nin Burano’nun iğne dantellerine duyduğu hayranlık, koleksiyonun temel çıkış noktasını oluşturuyor. Serenissima da bu hayalin, yıllar sonra mücevher formundaki karşılığı olarak öne çıkıyor. Koleksiyonda Venedik’in kültürel mirası adeta bir harita gibi izleniyor. Murano’dan Torcello’ya, San Giorgio’dan Giudecca’ya uzanan tasarımlar; Murano camının ışığını, Venedik kumaşlarının dokusunu ve Burano dantelinin inceliğini değerli metaller üzerinde buluşturuyor.
Bu görünümü yaratmak için Buccellati ustaları, altın levhaları el testeresiyle tek tek işleyerek dantel dokusunu oluşturan küçük boşluklar açıyor. Ardından markanın karakteristik gravür teknikleri devreye giriyor. Modellato tekniğiyle işlenen minik yapraklar ve ipeksi görünüm sağlayan Rigato çizgileri, tasarımlara markanın kendine özgü imzasını kazandırıyor.
Koleksiyonun dikkat çeken parçalarından San Giorgio seti, dantel görünümünde işlenen sarı altın göğüs kolyesiyle öne çıkıyor. Kumaş gibi akışkan bir forma sahip tasarımda 115 rose-cut elmas ve 400’den fazla pırlanta kullanılıyor. Beyaz altından tasarlanan Murano kolye ise yaprak ve çelenk motiflerini 1.825 pırlantanın ışıltısıyla yorumluyor.
Serenissima’nın daha görkemli parçaları arasında yer alan taçta ise 512 pırlanta ve 11 damla kesim elmas bulunuyor. Tasarım, Venedik Cumhuriyeti’nin ihtişamlı geçmişine modern bir gönderme niteliği taşıyor.
Renkli değerli taşlar da koleksiyonun karakterini güçlendiriyor. İki farklı Musone yüzük, biri 10 karatın üzerinde safir, diğeri ise 8,08 karatlık yoğun sarı renkte emerald-cut elmasla koleksiyonun renk paletine güçlü bir kontrast katıyor. Zambiya zümrüdü, 16 karatın üzerindeki tanzanit ve Paraíba turmalin gibi taşlar ise Büyük Kanal’ın renklerinden ilham alan sofistike bir mücevher dünyası yaratıyor.
Serenissima, Buccellati’nin el işçiliğine dayanan mirasını Venedik’in sanat ve kültür atmosferiyle bir araya getirirken, şehrin ruhunu yalnızca temsil etmekle kalmıyor; onu altın, dantel ve değerli taşlarla yeniden şekillendiriyor.

