Derin Mermerci’nin Hayatı İkizlerle Değişti

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cemiyet hayatının önemli isimlerinden olan Derin Mermerci; Mehmet Mermerci ve Ender Mermerci’nin 3 kızından birisi. Derin Mermerci, Saint Joseph Lisesi’nden mezun oldu. Amerika’da Babson College daha sonra Parsons Üniversitesi’nde Pazarlama okudu.

 

27 Eylül 2013 tarihinde Doğuş Yayın Grubu’nun eski CEO’su Cem Aydın ile evlendi. Yaklaşık üç ay önce ikiz bebek annesi olan Derin Mermerci, şu an anneliğin tadını çıkarmakta. “Önceliklerim, yaşam biçimim günlük rutinim, her şeyim değişti. Hayatı artık kızlarım için yaşıyorum. Benim en büyük önceliğim kızlarım” diyen güzel anne ile annelik, hamilelik dönemi, bebek bakımı, o süreç boyunca okuduğu kitaplar hakkında konuştuk.

 

Basında yıllardır okuduklarımızdan çok farklı bir Derin Mermerci ile karşılaştığımı söyleyebilirim. Çok sevgi dolu, çok misafirperver ve ayakları yere basan Derin’le uzun saatler sohbet ettik.

 

Doğumunu izledin mi soruma “Doğumu izlemedim ki… Niye izliyeyim? Doğumu çok yoğun duygularla yaşadım ben. Sonradan doğum anını videodan izleyim gibi bir isteğim olmadı. Bir gazetenin magazin ekinde kendi doğumunu canlı izledi diye bir haber çıkmış, yok böyle bir şey…” diyerek biraz sitemkar cevap verdi.

 

Derin Mermerci’nin hayvan sevgisi herkes tarafından bilinmekte. Şu an 2 bebeği,4 köpeği ile birlikte yaşamaktan çok mutlu. Hala köpek alma planları yapmakta. Barınaklarda yaşayan yaklaşık 100 köpeğin bakımını üstlenmiş durumda.

 

Hayvan sevgisinin yanında sosyal sorumluluk projelerinde de oldukça aktif. Tohum Otizm Vakfı’ndan, Bir Dilek Tut Derneği’ne, TEGV, AÇEV, Türkan Saylan Eğitim Vakfı’na kadar yıllardır birçok ciddi kuruluşa destek oluyor. Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptırmış olduğun erken doğum yoğun bakım üniteleri hala birçok bebeğin hayatını kurtarmakta…

 

Anne olunca hayatın nasıl farklılaştı? Anne Derin’in değişimini merak ediyorum?

 

Önceliklerim, yaşam biçimim günlük rutinim, her şey değişti. Hayatı artık onlar için yaşıyorum. Benim en büyük önceliğim kızlarım. Onların bir gülüşü benim için dünyanın en büyük mutluluğu.

 

Hamilelik dönemi nasıl geçti peki?

 

İlk aylar hormonların değişmesiyle, kadında ruhsal açıdan çalkalanmalar olabiliyor. Bu çok doğal bir süreç. İlk üç ay dışında rahat bir hamilelik geçirdim diyebilirim. Zaten duygusal bir insanım, hamilelik süresince ve sonrası bu yönüm sadece katlanarak arttı. Aslında bu soruyu Cem’e sormak daha doğru olur.

 

İlk ikiz bebek haberi aldığında neler hissettin? Biraz panik oldun mu?

 

Hiç panik olmadım. Bilakis sevindim. Ne güzel birlikte büyüyecekler işte. Aynı zamanda birbirlerini büyütecekler. Bence şahane bir durum çok şükür. İkiz bebek annesi olmanın tek bebek annesi olmaktan hiçbir farkı yok. O düzene kendini adapte ediyorsun. Bebeklerin de seni yönlendiriyorlar. Her şey kendiliğinden bir sisteme giriyor. İkisi ile de ilgileneceğin zamanı en doğru şekilde ayarlıyorsun zaten. Birini yıkarken diğeri yatağında oyalanıyor. Sonra onu yatağına bırakıp diğerini alıyorsun. Tabi iki çocukta bir yardımcınızın olması gerekiyor. Ama iki çocuğa birden tek başına bakan anneler de var. Ben öyle olsaydım herhalde bu soruya daha farklı bir cevap verebilirdim.

 

BEN HER ZAMAN AİLE DEĞERLERİNE ÇOK BAĞLI OLDUM

 

Kalabalık bir aile planlıyor musun? Yoksa bu kadarı kafi mi diyorsun?

 

Benim için aile kavramı çok önemli. Ben her zaman ailesine ve aile değerlerine çok bağlı oldum. İleride belki bir kardeş daha düşünebiliriz, kısmet.

 

CEM HER AŞAMADA BANA ÇOK DESTEK OLDU

 

Eşin nasıl yaşadı hamilelik sürecini. Destek oldu mu?

 

Oldu tabii ki. İlk dönem bütün yük annenin omuzlarında. Baba, olayı doğal olarak biraz dışardan izliyor. Erkeklerin bu süreçte eşlerini ellerinden geldiğince hoş tutup, onları manen beslemek dışında yapabilecekleri pek bir şey olmuyor maalesef. Cem her aşamada bana çok destek oldu. Eşinizle iyi arkadaş olmanız, bu süreçte daha da önemli bir rol oynuyor.

 

Doğuma da girdi mi?

 

Evet, tabii ki. Hep yanımdaydı.

 

Daha sonra doğumunu izlediğini okudum. Eşinle birlikte mi izlediniz?

 

Doğumumu izlemedim ki! Niye izliyeyim? Doğumu çok yoğun duygularla yaşadım ben. Sonradan doğum anını videodan izleyim gibi bir isteğim olmadı. Bir gazetenin magazin ekinde kendi doğumunu canlı izledi diye bir haber çıkmış, yok böyle bir şey.

 

Lal ve Mila çok güzel isimler, Kim koydu isimleri?

 

Ben koydum. Cem de söylediğimde çok beğendi.

 

SAĞLIKLI, MUTLU VE CESUR KIZLAR OLMALARINI TEMENNİ EDERİM

 

Anlamları nedir?

 

Lal ve Mila isminin farklı anlamları var. Ama bana güzellik, merhamet, sevgi ve aşkı ifade ediyor. Şu anda bile bakışlarında tüm bu kelimelerin karşılığını görüyorum. Sağlıklı, mutlu ve cesur kızlar olmalarını temenni ederim. Şansları iyi olsun inşallah.

 

HASTANEDEN ÇIKARKEN ESKİ KİLOMA HEMEN HEMEN GELMİŞTİM

 

Peki, herkesin merak ettiği soruyu sormak istiyorum. Hamilelik kilolarını nasıl verdin?

 

Yedinci aya kadar sadece 6 kilo aldım. Son iki ayda birden10 kilo daha aldım. Beslenmeme her zamanki gibi dikkat ettim ama özel bir çabam olmadı. Zaten sağlıklı beslenmek yeterli. Burada özel bir sırrım yok, zayıf kalayım diye bir derdim de yok, hiçbir zaman da olmadı. Yapı olarak zaten ince bir insanım. Çocukların sağlıklı gelişimi her şeyden daha mühim. Çocuk, zaten alması gereken kadarını alıyor. Her konuda olduğu gibi hamilelikte de farkındalık ve doktorunuzla doğru iletişim çok önemli. Hastaneden çıkarken eski kiloma hemen hemen gelmiştim. Sanırım, dediğim gibi benim yapımla ilgili de bir durum bu.

 

Dilek Birgen - Derin Mermerci

 

Emzirmekle ilgili ne düşünüyorsun?

 

Lohusalık döneminde bence en mühim şey annenin psikolojisinin iyi olması. Sağlıklı düşünebilmesi ve kendini yalnız hissetmemesi. Doğumdan sonraki ilk 4-5 gün, anneden kolostrum diye adlandırılan bir süt geliyor. Bileşiminde yüksek derecede protein ve bağışıklığı güçlendiren immunoglobulin mevcut. Ph seviyesi yüksek bu süt, bebek gelişimi için çok önemli. Sonraki günlerde tabii ki emzirmeye devam etmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Ama annenin sütü az geliyorsa; ya da bebeklerini doyurmaya yetmiyorsa ki benim sütüm iki ay içinde iyice azalmıştı. İki bebeğe birden yeterli olmadı. Kendimi bu konuda heba etmektense, moralimi yüksek tutup mama takviyesine geçmekte hiçbir sakınca görmedim. Zaten doktorum da bunu bana tavsiye etti.

 

Hamileliğin boyunca hangi kitapları okudun? Tavsiye edeceğin bazı isimler var mı?

 

‘Bebeğinizin ilk yılında size neler bekler?’ Anne ve babalara, her ay bebekleri ile ilgili neleri tecrübe edeceklerini çok sade bir dille anlatan, onların gelişimi için sizi yönlendiren çok faydalı bir kitap.

 

DOKTORUNUZLA KESİNTİSİZ İLETİŞİM ŞART!

 

Hamile kadınlar özellikle ilk hamileliklerinde bir panik yaşarlar. Sende de oldu mu?

 

Tabi ki benim de kafamda bir sürü soru oluyordu. İlk defa tecrübe ettiğim bir durumdu sonuçta. Ama ben internette araştırmaktansa, aklıma takılan her şeyi doktoruma sormayı tercih ettim. İnternette bazen yanıltıcı olabiliyor. Doktorunuza her şeyi danışmak bence daha doğru. Dolayısıyla doktorunuzla kesintisiz iletişim halinde olmanız şart. Maalesef, her konuda olduğu gibi hamilelikte de etrafınızda size bin türlü akıl veren; ne yapman veya ne yapmaman gerektiğini söyleyen bir sürü insan oluyor. Herkesin her şeyi biliyormuş gibi size akıl vermesini son derece yanlış hatta tehlikeli buluyorum. Sonuçta herkesin tecrübesi kişisel. Zaten benim doktorumun böyle durumlar için harika bir sorusu vardır: ‘Derin’cim çok merak ettim; sana bu aklı veren arkadaşın tıp mı okumuş?” diye.

 

KARDEŞLERİMLE BAĞLILIĞIMIZ ANNEMİN BAŞARISIDIR

 

Mermerci ailesinin kadınları hep güçlü ve akıllı kadınlar. Kendini kız çocukların olduğu için şanslı hissediyor musun?

 

Bizim gücümüz birbirimize olan bağlılığımızdan ve inancımızdan geliyor. Tansa, Yosun ve ben; birbirini çok seven, sayan ve koruyan kız kardeşleriz. Allah başımızdan eksik etmesin; ağzından duası eksik olmayan ve bizi sonsuz sevgi ile büyütmüş bir annemiz var. Üçümüzün birbirine olan bağlılığı annemin başarısıdır. Bizlere; her zaman şükretmeyi, çevremize duyarlı olmayı, teşekkür etmeyi, yeri geldi mi özür dilemeyi ve hepsinden de önemlisi inançlı olmayı; çok küçük yaşlarda o öğretti. Tabi, babamız da harika bir insandı. Kendisini tanıma fırsatı bulmuş herkes bilir; babam yaşamı boyunca memleketi için, her gün her meslekten insana, bıkmadan yılmadan mektuplar yazmış ve her zaman inandığı değerler için savaşmış; cesur ve lider ruhlu bir insandı. Cem’in babası da çok olgun, ileri görüşlü bir kişi. Mila ve Lal, Mehmet Mermerci’nin ve Doğan Aydın’ın torunları oldukları için çok şanslılar.

 

Evinizin nüfusu arttı. Dört köpeğiniz var, onlar nasıl karşıladığı bu değişikliği?

 

Onlar benim canlarım. İlk günden itibaren bebeklerle beraberler. Hiçbir zorluk yaşamadık. Onlar da bu ailenin bir parçası. Burası onların da yuvası… Çok güzel bir kaynaşma olacağına inanıyorum.

 

Kıskançlık oldu mu?

 

Olmaz mı! Ama onlar da aileye katılan yeni üyelerin önemini sezip, hemen bu duruma adapte oldular.

 

SEVGİ SADECE İNSANLA SINIRLI DEĞİL!

 

Senin hayvanseverliğini ve onlara verdiğin desteği bilmeyen yok. Son geleni de galiba barınaktan aldınız.

 

Evet, Tufi’yi geçen sene Bolluca barınağından sahiplendik. Evi ve durumu müsait olan herkese barınaktan bir hayvan sahiplenmelerini öneriyorum. Onların saf sevgisi evin enerjisini daha da güzel bir hale getiriyor. Yardıma, sevgiye ve sıcak bir yuvaya ihtiyacı olan o kadar çok hayvan var ki sokaklarda, herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Sevgi sadece insanla sınırlı değildir; doğaya, çevreye ve her canlıya karşı gösterdiğimiz duyarlılık katlanarak sevgi olarak bize dönüyor. Bu durum hayatımızı daha anlamlı bir hale getiriyor. Hepimiz bu dünyayı paylaşıyoruz, burada yaşamak onların da hakkı. Boş yere kesilen ağaçları, telef edilen hayvanları düşündükçe kalbim acıyor, kendimi çok umutsuz ve çaresiz hissediyorum. Ben kürdanı çöpe atarken peçeteye sarıp atıyorum, böyle basit gözüken bir önlem bile, yemek bulmak için çöp eşeleyen bir sürü hayvanın hayatını kurtarabilir. Hayvanlara karşı, hatta tüm canlılara karşı duyarlı olmak en büyük insanlık görevi bence.

 

SORUMLULUĞUNU ÜSTLENDİĞİM YÜZE YAKIN HAYVAN VAR

 

Evin dışında da baktığın hayvanlar var bildiğim kadarıyla?

 

Elimden geleni yapmaya çalışıyorum ama hepsine yetişmem mümkün değil. Tedavilerini üstlendiğim, çiftliklerde yaşamlarını sürdürebilmeleri için manen ve madden sorumluluğunu üstlendiğim yüze yakın hayvan var. Ama maalesef, ben ve benim gibi hayvanseverlerin tek başlarına taşıyabilecekleri bir yük değil bu. Sonu yok! Bu konuda, toplumu bilinçlendirmeye ve canlıları korumak için bir politikaya ihtiyaç var. Keşke siyasi partiler de bu mevzuya el atsalar… Unutulmaması gerekir ki onların bizlere ihtiyacı olduğu kadar, bizim de onlara ihtiyacımız var.

 

DOĞUM YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİ ANKARA GAZİ ÜNİVERSİTESİ’DE HİZMETTE

 

Sosyal sorumluluk projelerinde de aktifsin. Tohum Otizm Vakfı’ndan, Bir Dilek Tut Derneği’ne, TEGV, AÇEV, Türkan Saylan Eğitim Vakfı’na kadar yıllardır hep destek olmaktasın. Ama beni, okuduklarım arasında en çok etkileyen; Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptırmış olduğun erken doğum yoğun bakım üniteleri oldu. Biraz bahseder misin?

 

Elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Yardımseverlik bu hayatta benim misyonum sanırım. Elimde olsa hiç kimsenin fakir olmasına, üzülmesine müsaade etmem. Hangisine yetişebilirsin ki! Ancak bu şekilde doğru kurumlar vasıtasıyla doğru insanlara ulaşıp, elimden geleni yapmaya gayret ediyorum. Bundan 6 sene önceydi, Ankara’da yaşayan bir tanıdığım: ‘Derin’cim Gazi Üniversitesi’ne bir sürü prematüre (erken doğum) bebek geliyormuş fakat maalesef fakültenin erken doğum ünitesi çok yetersiz ve yaptırmak için gerekli imkanları yokmuş’ dedi. O anda aklımdan geçen tek şey, bir an önce Ankara’ya gidip, ilgili rektör ve hocalarla konuşmak oldu. Birkaç ay içinde hem kendi, hem de annemin adına yaptırdığım 2 adet erken doğum yoğun bakım ünitesi tam teçhizat hazırdı. Sonrasındaki ziyaretlerimde, orada tedavisi süren bebeklerin sağlıklarının her geçen gün düzeldiğini izledim. Gelişimlerini doktor ve hemşirelerin özenli takibi ve bakımıyla sürdürdüklerini gördüm. Bu benim için tarifi olmayan bir mutluluk oldu. Kısaca şöyle söyleyeyim; yardımın küçüğü büyüğü olmaz. Herkesin imkanları doğrultusunda, elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyorum.

 

Spor yapıyor musun?

 

Şu anda öyle bir vaktim yok. Zaten hareketli bir yapım var, evde tüm gün koşturuyorum. Kızlarımla birlikte, ister istemez çok yoğun bir tempoya girdim.

 

Sıradan bir gününü anlatır mısın?

 

Saat 8 gibi kalkıyorum. İlk iş kızların odasına gidiyorum. Sonra kahvaltı yapıyorum, kahvemi içiyorum. Bu arada sürekli kızlarımla ilgilenmem gerekiyor, onları yıkamak, beslemek derken akşam oluyor.  Pek bu aralar dışarı çıkamıyorum, içimden de gelmiyor. Çok nadir Cem’le yemeğe çıkıyoruz, ya da evde kalıp film izliyoruz.

 

CEM BENİM HEM KOCAM HEM DE EN YAKIN ARKADAŞIM

 

Mutlu bir evliliğin olmazsa olmazı nelerdir?

 

Dostluk, karşılıklı anlayış ve güven. Cem benim hem kocam, hem en yakın arkadaşım.

 

Güzellik sırrın nedir?

 

Ben güzelliğin tamamen iç güzelliğin bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Allah bize çok sevgi dolu olabileceğimiz bir kalp vermiş. Sevgi sınırsız, önemli olan o sevgiyi her şeye karşı hissedebilmek, yargısız verebilmek. Tabi ki genetiğinin güzel olması gibi bir gerçek de var. Günümüzde güzelleşebilmek için sınırsız imkan mevcut ama için güzel değilse, o sevgiyi veremiyorsan, hissedemiyorsan bence hiçbir uğraş işe yaramıyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.