“Nazar şarkısının yeri benim için apayrı!”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“En büyük hedefim tam bir albüm çalışması yapmak, sözlerini bizzat yazdığım bir parçaya hayat vermek”

 

“Nazar şarkısının yeri benim için apayrı” diyen Emine Ün ile sanata ve çalışmalarına dair samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. Emine Ün ” Yaşanan olumsuz olaylar nedeniyle Nazar şarkısının hakkını veremediğimizi düşünerek, bu parçayı yepyeni bir versiyonla, pop müzik soundlarıyla tekrar müzikseverlerle buluşturduk.” dedi.

 

-Emine Hanım geçtiğimiz yıl bir albüm çalışması yaptınız. Bu süreç nasıl gelişti?

 

Geçtiğimiz yıl nisan ayında üç parçadan oluşan bir maxi single çalışması yaptım. Bu çalışmamda yer alan üç şarkının da düzenlemesini sevgili Taşkın Sabah yapmıştı.

 

İlk işimde bu denli duayen bir isimle çalışmak benim için gerçekten bambaşka bir heyecandı.

 

Ancak biz tam da bu single çalışmamızın reklam aşamasındayken ülkemizde çok üzücü olaylar yaşandı. Özellikle Soma faciası gibi büyük can kayıplarının yaşandığı bir olayı göz ardı etmek çok yanlış olurdu. Maneviyatı bu denli yüksek bir ülkede yaşadığımız için böyle zamanlarda tamamen geri planda kalmak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle biz çalışmalarımıza bu süreçte ara verdik, yasa büründük… Reklam ve promosyon çalışmaları yapmayınca da doğal olarak istediğimiz randımanı alamadık.

 

-Bu günlerde radyolarda sesinizi Nazar şarkınızın yeni versiyonuyla sıkça duyuyoruz. Bu çalışmanız hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Sanatçı için eminim ki her parçasının değeri ayrıdır. Ancak çıkış parçam olduğu için bende ‘Nazar’ şarkısının yeri apayrı… Yaşanan olumsuz olaylar nedeniyle bu parçanın hakkını veremediğimizi düşünerek bu parçayı yepyeni bir versiyonla, pop müzik soundlarıyla tekrar müzikseverlerle buluşturduk. Şarkı radyolar tarafından da sevildiği için şimdilerde keyfimiz yerinde. Bir de artık biliyorsunuz ki gelişen teknolojiyle birlikte insanlar her şeye daha çok dijital ortamda ulaşmak istiyorlar. Bizde bu noktadan yola çıkarak bu şarkımı cd olarak satışa sunmak yerine tamamen dijital ortamda sunmayı tercih ettik.

 

Nazar’ın yeni versiyonunun aranjesini Koray Çapanoğlu ve Taylan Ayaz yaptı. Söz-müzik ise Uzay Cengiz Ayna’ya ait. Eşim de ilişkimizin her safhasında olduğu gibi işimle ilgili de beni her zaman destekledi…

 

-Müzik piyasasında ileriye yönelik hedeflerinizi okuyucularımızla paylaşır mısınız?

 

Belli süre aralıklarla single çalışması yapmak hedefim. Artık 10-15 parçalık albümler çok zor yapılıyor. Bu çalışmaların maliyetlerinin yüksek olmasını bir kenara bırakın, o kadar çok zaman ve emek gerektiriyor ki… 1-2 senelik emekle yapılan bir albüm çalışmasında o kadar şarkı içinden bir ya da iki parça duyuluyor, seviliyor. Bu durum benim gibi yeni başlayan sanatçılar için çok büyük bir risk. Ben bu nedenle belli süre aralıklarla, beş- altı ayda bir, tek parçalık çalışmalar yapacağım. Ama elbette ki ilerleyen dönemlerde en büyük hedefim tam bir albüm çalışması yapmak, sözlerini bizzat yazdığım bir parçaya hayat vermek…

 

-Müziğin yanı sıra iyi bir oyuncu ve sunucusunuz. Peki ilerleyen aşamalarda sizi tekrar ekranlarda görebilecek miyiz?

 

Müzikten sonraki en büyük hedefim televizyon programı yapmak. Çünkü ben sunuculuğu çok seviyorum. Ve müzikle birlikte yürütebileceğim bir iş olduğunu düşünüyorum. İçinde sosyal sorumluluğu barındıran ve ailedeki tüm bireylerin birlikte keyifle izleyebileceği bir programın sunuculuğunu yapmak istiyorum. Oyunculuk saati, vakti olmayan bir meslek olduğu için oyunculuk yaparsam müziğe ve aileme vaktim kalmaz. Dolayısıyla gelecek planlarım arasında oyunculuk yok diyebilirim.

 

Nasıl bir anne?

 

Kızım Duru’ya çok düşkünüm. Kızımla ilişkilerimizde onun bir birey olduğunun farkındalığı ile hareket ediyorum. İlişkimizde illa ki annenin istediği olur diye bir kuralımız yok. Ben onun gelişimine bağlı yönlendirmeler yapsam da gelecekte bana “Anne ben bu durumdan mutlu değilim, sen istediğin için böyle yaptım” gibi bir cümle kurmasını asla istemem.

 

-Hayata bakış açısı?

 

Benim bir pozitif bir de karamsar tarafım var ancak hiç bir zaman negatif değilimdir. Negatifliği de hiç sevmem. Hayatın gerçekleri nedeniyle elbette ki tamamen pollyanna olunamıyor. Ama ben genel anlamda her şeye olumlu tarafından bakmayı seviyorum.

 

En çok kızdığı şey…

 

İnsanların egoları… Önceden klasik cevaplar verilirdi ya yalan söylemek vs diye artık ego, bu cevaplar içinde ilk sıralarda yer alıyor. Çünkü artık günümüzde insanların egosu tavan yapmış durumda ve bu çok yorucu bir durum.

 

Şaşırıyorum çünkü ben hayatımın hiç bir döneminde, hiç bir nedenle egolu bir insan olmadım. Özellikle son zamanlarda sosyal medyanın hayatımızın her noktasına girmesiyle birlikte bu durum daha da belirgin hale geldi.

Yorumlar kapalı.