Lokman Hekim, Ankara Sincan’daki hastane binasını 1,4 milyar TL + KDV bedelle Lokman Hekim Üniversitesi’ne sattı. Şirket, satıştan elde edilen kaynağın kısa vadeli ve yüksek maliyetli finansal borçların azaltılmasında kullanılacağını açıkladı.
Borsa İstanbul’da LKMNH koduyla işlem gören Lokman Hekim Engürüsağ Sağlık Turizm Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Taahhüt A.Ş., Ankara’nın Sincan ilçesinde bulunan hastane binasının satışını tamamladı. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamaya göre, Sincan Andiçen Mahallesi’nde bulunan ve Lokman Hekim Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kullanılan hastane binası, 1 milyar 400 milyon TL + KDV bedelle Lokman Hekim Üniversitesi’ne satıldı. Satış bedeli peşin olarak tahsil edilirken işlem 11 Eylül 2026 tarihinde tamamlandı. Satış fiyatının, Detay Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan 1 Eylül 2026 tarihli değerleme raporunda tespit edilen değer üzerinden belirlendiği açıklandı. Şirket satış işlemi sonucunda yaklaşık 1 milyar 54 milyon TL maddi duran varlık satış kârı elde etti.
Borçların azaltılması hedefleniyor
Lokman Hekim, satıştan sağlanan kaynağın özellikle kısa vadeli ve yüksek maliyetli finansal borçların önemli ölçüde azaltılmasında kullanılacağını bildirdi. Şirket, borçluluğun azaltılması ve sermaye yapısının güçlendirilmesinin faaliyet kârlılığı ile net kârlılık üzerinde olumlu etki oluşturmasının beklendiğini belirtti.
Faaliyetler devam edecek
Satış sonrasında hastane binasında sağlık hizmetlerinin kesintisiz devam edeceği açıklandı. Lokman Hekim Üniversitesi ile şirket arasında ayrıca 5 yıl süreli yeni bir sözleşme imzalandı. Sözleşme kapsamında sabit kıymetlerin kiralanması, bakım-onarım, operasyonel destek ve organizasyon danışmanlığı hizmetleri sunulacak.
Şirket bu anlaşmadan aylık kira ve hizmet gelirinin yanı sıra, finansal performans kriterlerine bağlı olarak faaliyet kârı üzerinden değişken kira geliri de elde edecek. KAP açıklamasında ayrıca işlemin SPK’nın önemli nitelikteki işlemler için belirlediği %50 eşik değerinin altında kaldığı, bu nedenle pay sahipleri açısından ayrılma hakkı doğmadığı belirtildi.

