Hayata özveri ile bakan bir doktor: Özlem Mutlu Çetin…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Hekimlik kutsal bir meslektir; ancak beklentisiz yardım ederek mutlu olan insanlar bu mesleği seçmelidir” diyerek dergimize özel açıklamalar yapan Özlem Mutlu Çetin ile ilgiyle okuyacağınız bir söyleşi gerçekleştirdik…

 

– Özlem Hanım sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Eğitiminizi ve iş hayatına atılma sürecinizi bizimle paylaşır mısınız?

 

5 yaşında ilkokula, 16 yaşındaysa Tıp Fakültesi’ne başladım. Aile Hekimiyim. Aynı zamanda; medikal estetik, anti-aging, gestalt psikoloji ve hastane yönetimi okudum. Sonrasında, Bahçesehir Üniversitesinde MBA eğitimi aldım ve UCLA Santa Monica Hospital’a fellow olarak göreve gittim…

 

Mecburi hizmetimi ise Elazığ Aile Sağlığı Merkezi’nde gerçekleştirdim. Çeşitli kamu hastanelerinde hem doktor, hem de yönetici olarak görev yaptım. 1999 yılında ise Mutlu Tıp Merkezi’nde Mesul Müdür olarak göreve başladım, o zaman henüz 24 yaşındaydım.

 

Şu anda Çözümler Sağlık A.Ş ve Çözümler Akademi Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorum. Ayrıca; Acıbadem Aile Bahçelievler Hastanesi işletmeciliğinin yanında, Avrupa Meslek Yüksek Okulu’nun Mütevelli Heyet Üyesiyim.

 

– Yurtdışında da eğitim aldınız; peki ülkemizle kıyasladığınızda ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?

 

2002 yılında Santa Monica Hastanesi’ne fellow olarak göreve gittiğimde, Türkiye’de henüz aile hekimliği sistemi yaygınlaşmamıştı ve insanlar bu konuda bilgi sahibi değildi. Oysa Amerika’da yüksek teknoloji kullanılıyor ve sağlık anlayışı tamamen aile hekimliği temelinde yürütülüyordu. Bu sebeple bireyler tüm sağlık süreçlerini doğumlarından itibaren tutulan dosya kayıtlarıyla kontrol altında tutabiliyor ve gerekli kontrolleri yapabiliyorlardı. Bu durum kişilerde sağlık bilincini artırmıştı. İşleyen bir sistem içerisinde, doktorların da çalışma saatlerini daha verimli kullandıklarını ve bu durumun performanslarında önemli ölçüde fark yarattığını gözlemledim.

 

“BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ!”

 

– Siz aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerine de oldukça önem veriyorsunuz. Bu noktada şu sıralar neler yaptığınızı bizimle paylaşır mısınız?

 

Sosyal sorumluluk projelerini gerçekten de çok önemsiyorum. Topluma faydalı olabilecek her türlü girişimde, vakit bulduğumca gönüllü oluyorum…

 

Özellikle eğitim ile ilgili projeler benim için çok önemlidir. Çünkü; eğitim ve sağlık, toplumların gelişiminin temel yapıtaşıdır. Ancak sağlıklı ve eğitimli toplumlar gelişir ve ileriye doğru hızlı adım atabilirler. Ben hep bu düşünceyle hareket ettim. Eğitime olan bu tutkumdan sebep bu yıl Başarım Sensin Derneği’nin Yönetim Kurulu Üyeliği teklifini kabul ettim ve dernek çalışmalarına katıldım. Dernek bugüne kadar pek çok başarıya imza atmıştır. Bu oluşumun içerisinde olmak benim için mutluluk verici…

 

– Türkiye’deki sağlık kurumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Hastane yatırımları yeterli mi? Ne gibi eksikler var sizce?

 

Son 10 yıl içerisinde Türkiye’de sağlık alanında ciddi yatırımlar yapıldı. Teknolojik altyapı ve yatırım açısından Ortadoğu’nun Houston’ı gibi olduğumuzu söyleyebiliriz. Eksikliklerimiz İK süreçlerinde daha belirginleşiyor. Hasta odaklı bir hizmet sunmak için donanımlı, iyi yetişmiş bir personel kadrosuna sahip olmak bir zaruriyet. Oysa bazen bu yetkinlikte personel bulmak güç olabiliyor.

 

“Kendimi çok şanslı hissediyorum!”

 

– Kendiniz gibi başarılı bir doktorla evlisiniz. Bu durum  ev yaşamınızı nasıl etikiliyor?

 

Evet, eşim de benim gibi bir hekim. Eşim; Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahı olarak çok zor ve yoğun zamanlar geçirse de, empati yaparak benimle aynı dili konuşabiliyor. Terazinin dengesini tutturmakta zorlandığımda, eksik bıraktığım yanı benim için tamamlıyor. Bu sebeple bütünlük içinde olduğumuzu ve herkesin karşılaşmadığı o uyumu, ahengi yakaladığımızı düşünüyorum. İş hayatımda beni ileriye taşıyan en büyük destekçim, başarılarımın kemikleşmiş bir parçası ve motivasyon kaynağım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.

 

2 oğlum var; biri 14, diğeriyse 6 yaşında… Hem ciddi bir çalışma temposunu, hem de aile hayatını aynı anda eşit seviyede yürütmek zor olabiliyor. Bu noktada eşimin ev hayatımız konusundaki sorumlulukları paylaşması dengeleri korumamı sağlıyor.

 

“Hayat bir döngü olarak cereyan ediyor!”

 

– Yaşam felsefenizi nasıl özetlersiniz?

 

Hiçbir zaman bir son olduğuna inanmıyorum. Hayatın bir döngü olarak cereyan ettiğini ve bitmemiş tüm meselelerin davranışlarımıza, seçimlerimize yön verdiğini düşünüyorum. Bu nedenle aynı döngülere düşmemek adına, yaşama dair farkındalığımızı arttırmamız gerektiği konusunu gündemimde tutuyorum.

 

– Seyahat etmeyi çok sevdiğinizi biliyoruz. Peki en çok sevdiğiniz ülkeler veya şehirler neresi?

 

Londra’yı tarihi dokusundan, eski enerjilerin hissiyatından dolayı çok severim. New York’u sanatsal ve kültürel yanlarıyla, gurme restoranlarıyla…

 

Los Angeles ise sessizliği, sakinliği ve ferahlığıyla benim için ayrı bir yerdedir. İzmir Karşıyaka’da büyüdüğüm için belki de bir yanını oraya benzetirim…

 

“Modayı takip ederim ama kendime yakışanı giymeyi tercih ederim!”

 

– Moda size göre nedir? Siz bu noktada kendi stilinizi nasıl tanımlarsınız? Özellikle favori renkleriniz nelerdir?

 

Bana göre moda kendi tarzına ve yaşam stiline göre giyinmektir. Modayı takip ederim ama kendime yakışanı giymeyi tercih ederim. Günüme göre, moduma göre kıyafetlerimi seçerim. Bazen bir Dior kadını olurum, bazen Celine ya da Lanvin… Bazen de Balmain gibi daha uç seçimler yaparım. Favori renklerim ise mavi, siyah ve yeşildir…

 

ozlem-mutlu

 

Bahçelievler Aile Hastanesi hakkında…

 

Bahçelievler Aile Hastanesi, 104 yataklı tam teşekküllü bir hastane olup; içerisinde invaziv kardiyoloji, kardiyovasküler, cerrahi ameliyatlar (bypass, kalp kapak ameliyatı), böbrek nakil ve kemik iliği nakil merkezleri yer almaktadır.

 

Bu noktada özellikle şunu belirtmek isterim ki; hastanemiz, kemik iliği nakil merkezi olan nadir hastanelerden biridir. Aynı zamanda, hastanemizde Lösemi (kan kanseri), Lenfoma (lenf kanseri), Miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastaların tedavisi de yapılmaktadır…

 

Son olarak, şunu söylemek isterim ki; hastaların derdine derman olmaya vesile olmak kadar beni mutlu eden birşey yok…

 

“Çözümler Akademi” çözüm üretir!

Çözümler Akademi’de iş sağlığı ve güvenliği, ilk yardımcı, yangın güvenliği eğitimleri verilmektedir…

6331 Sayılı Kanuna göre iş yerleri az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak 3 gruba ayrılır. Çok tehlikeli iş yerlerinde 10 çalışandan 1’i sertifikalı ilk yardımcı olmalıdır. Çözümler Akademi, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı ilk yardım eğitim merkezidir. 2 günlük eğitim sonrası, Bakanlığın hazırlamış olduğu yazılı ve uygulamalı sınavı geçen kişiler, ilk yardımcı sertifikasını almaya hak kazanır.

 

 

Özlem Mutlu Çetin ile KISA KISA…

* Spor yapar mısınız?

Evet, ben eskiden iyi bir koşucuydum, hatta derecelerim var. Bu yönümü köreltmemeye çalışıyorum.

 

* Mutfakta vakit geçirmeyi sever misiniz?

Vakit buldukça mutfağa girmeyi severim; ama en çok çocuklarımla haftasonu kek yaptığımızda mutfakta olmaktan keyif alıyorum

 

* Özlem Mutlu Çetin’in en büyük hayali nedir?

İnsanlığa sahip olmadığı bir şeyi vermek… Hekim olmam sebebiyle bir hastalığın oluşumunu engellemek, koruyucu sağlık hizmetlerine katkıda bulunmak gibi…

 

* Hayatınızın en önemli değerleri nelerdir?

En başta aile… Ardından dürüstlük, güven ve iyi niyet…

Yorumlar kapalı.